Categories
Uncategorized

değişik seks yapmaktan hoşlanırım

değişik seks yapmaktan hoşlanırım
6 yıllık evli çocuksuz bir çiftiz. İyi bir eğitim ve çalışma hayatımız var. Yoğun olmayan rahat bir iş hayatımızın en önemli getirisi yaz aylarının tamamını büyük bir zevkle satın alıp döşediğimiz yazlığımızda geçirmekti. 3 yıl önce satın aldığımızda o yazın tamamını evin eksiklerini tamamlamakla ve sitedeki hayata alışmakla geçirdik. 2. Sene Haziran ayı başında yazlığımıza gittik ve tatilin tadını çıkarmaya başladık. Bu sitede yeni olduğumuz için site bekçisi dışında hiç kimseyi tanımıyorduk. 4 lü gruplar halinde inşa edilmiş olan dublekslerin ortasında geniş bir bahçe yer alıyordu. Bu bahçenin önünde bulunan geniş balkonda oturmak eşim ve benim için oldukça keyif vericiydi.

Yerleşmemizin ilk haftasında o güne kadar boş olan yan çaprazımızdaki dublekste bir takım hareketlilikler gözümüze çarpıyordu. Birkaç gün sonra orta bahçede elinde bahçe aletleri ile çiçekler diken, toprakla uğraşan orta yaşa yakın fakat oldukça alımlı ve güzel bir bayanın çalıştığını gördüm. Merdivenlerden inerek yanına gittim ve “Merhaba, ben Sevtap sanırım siz yeni komşumuzsunuz” dedim. “Evet, memnun oldum ben Gül” dedi. Kendisini bizim balkona davet edip yorgunluk kahvesi yaptım. Gül,son derece neşeli, güler yüzlü ve hayat dolu bir kadındı, tahminen 39-42 yaşları arasındaydı. Bana sürekli olarak düzenli spor yaptığını, özellikle yüzmeyi çok sevdiğini anlatıyordu. Uzunca ve keyifli bir sohbetle birbirimiz hakkında bir çok şey öğrendik. Konuşmamız esnasında ne kadar iyi bir komşu edindiğimizi düşünüyor ve seviniyordum, bu düşüncemi muhabbet sonunda Gül e de aktardım. O da çok memnun olduğunu günlerimizi beraber geçirmekten zevk duyacağını söyledi. Çarşıdan dönen eşim Sedat a komşularımızı anlattım, o da bunun çok iyi olduğunu zira Site de kimseyi tanımadıkları için bir süre sonra sıkılabileceğimizi söyledi.

2 gün sonra Sedat çarşıdan balık alacağını ve Gül ile görüşüp eşiyle beraber bize akşam yemeğine davet edebileceğimi söyledi. Yarım saat sonra kapılarını çaldım, kapıyı eşi açtı ve kendimi tanıtıp davet teklifimizi yaptım, son derece kibarca kabul etti.

Akşam saat 8 gibi geldiler, Gül ün eşi yaşça biraz daha genç duruyordu. Güzel başlayan yemek içerisinde balıklar yendi , içkiler içildi , sohbetler koyulaştı. Gül ün eşi Hakkı 4 yaş daha gençti. Son derece sıradan sayılabilecek bir erkek olan Hakkı son derece nazik, az konuşan bir insandı.

Ertesi sabah hep beraber plaja indik, öğlene kadar plajda vakit geçirdikten sonra beraberce evlere geri döndük. Sedat ve ben duşlarımızı alıp evde çeşitli işlerle uğraşıyorduk. Islak mayolarımızı asmak üzere yandaki küçük balkona çıktım, Gül lerin yazlığı ile bizim aramız bu noktada 1-2 metreye iniyordu. Bu noktada 1.katın küçük odasının perdeleri açıktı ve içeriye ister istemez gözüm iliştiğinde bir takım insan vücutları gördüm. Dikkatimi o noktaya yönelttiğimde Hakkı nın Gül ile seks yaptıklarını ve arkaları bana dönük olduğu için farkımda olmadıklarını gördüm. Tüylerim diken diken olmuştu, utandım ve içeri girdim. Gördüklerimi Sedat a anlattığımda, “olur böyle şeyler, fazla üstünde durma” diyerek kestirip attı.

Ertesi gün ve ondan sonraki 2-3 gün sürekli olarak beraber plaja gitmeye ve birbirimizi evlerimizde konuk etmeye başladık.

Dostluğumuz iki hafta da çok hızla ve derinlemesine gelişmiş ve kırk yıllık ahbaplar gibi samimi olmuştuk. Bundan sonra gelişen olayları size pek yapıma uymasa da daha açık (yani kabaca) şekilde anlatmak istiyorum.

Cuma gecesi yine bizim evin balkonunda hep beraber oturuyorduk, yemekte ve sonrasında çokça içki tüketilmişti. Hatta bizde içecek bir şey kalmayınca Hakkı kendi evlerinden bir şişe Cin alıp gelmişti. Muhabbet alkolik bir sohbete dönüp durdu ve sonunda ayılmak için herkese birer Nescafe yaptım. Konuşacak pek bir şey kalmayınca otomatikman kocalarımız belden aşağı fıkralar anlatmaya başlamıştı ve Gül ile bende fıkralara gülerek ikisini dinliyorduk.

Ortam iyice açılmış ve seks fıkralarından dolayı iyice gevşemişti. Bir anlık bir sessizlikten sonra Hakkı bize cinsel hayatımız konusunda sorular sormaya başladı. Sonuç itibarı ile her iki ailenin de kapalı bir cinsel hayatı olduğu , ancak herkesin alternatif fikirlere karşı meraklı olduğu ortaya çıktı. Hakkı bu sonucu herkes adına yorumlayarak sağlıklı bir ortamda yapılacak yeni cinsel deneyimlerin buradaki herkesin isteği olabileceğini ve bunun kimseyi rahatsız etmeyeceğini söyledi. Sedat bunun bir teklifimi olduğunu sordu. Hakkı “neden olmasın” diye cevap verdi. Her iki birden dönüp bize baktığında, bir an Gül ile gözgöze geldik ve tereddütlü olmamıza rağmen merak ettiğimizi söyledik.

Hakkı bu konuda başı çekiyor ve olayları yönetmeye çalışıyordu. Hepimiz bu işin kontrol sorumluluğunun onda olmasını tercih ettik. Hakkı hadi bizim eve gidelim dedi. Kalktık onlara gittik ve bizi o küçük odaya soktu. Bu küçük odada geniş bir dolap, oldukça büyük bir yatak ve tavanda ağır ağır dönen bir aspiratör vardı. Pencereleri kapayıp, perdeleri örttükten sonra ışıklandırmayı açtığında enfes bir ışıklandırma sistemi içerisinde tavanın ve duvarların farklı renklerde aydınlatıldığını gördük ve çok etkilendik.

Zaten hafif olan üstümüzü önce oldukça utana-sıkıla çıkardık ve biraz sonra 4 kişi ayakta çırılçıplak kaldık. Hakkı öncelikle herkesin birbirini incelemesini söyledi. Her iki erkeğinde siki dimdik kalkmıştı. Gül ün göğüsleri benimkinden küçüktü ama kesinlikle daha diri ve bakımlıydı, bunu kıskanmıştım. Ancak benimde belim daha ince ve düzgündü. Hakkı nın vücudu son derece düzgün ancak biraz fazla kıllıydı, özellikle sikinin etrafı o kadar kıllıydı ki taşakları gözükmüyordu. Gül Sedat a yaklaşarak önünde eğildi ve sikini ellerinin arasına alarak ağzına aldı. Ben Hakkı ya dönerek seyretmek istediğimi söyledim. Hakkı ile beraber yatağın kenarı oturduk ve seyretmeye başladık. Gül eşimin sikini elleri ile ovuşturuyor, ağzının içinde çeşitli şekillerde dolaştırıyor, çıkarıp taşaklarına kadar yalıyor ve her defasında farklı bir şekilde kocamın siki ile oynuyordu. Sedat başını geriye doğru atmış, elleri ile Gül ün saçlarını okşuyor ve arada inleme sesleri çıkarıyordu. Gül ü seyrederken kendimin bu kadar profesyonel olmadığını , hatta Sedat ın sikini ağzıma alırken Gül kadar becerikli olmadığımı ve bundan o kadar zevk almadığımı düşünüyordum. Bunun neden ve nasıllarını düşünürken, kendimi eksik hissetmeye başladım. Hakkı bana “sende benim sikimi emmek ister misin?” dediğinde düşüncelerimi söyledim. Hakkı bana “evet doğrusun, hiç bir kadın tek bir erkeğin sikini emdiğinde bundan zevk almaz, ancak 2. Veya 3. erkekten sonra bunun nasıl bir cinsel zevk verdiğini keşfedebilir.” dedi ve ekledi “Gül ilk kocasından tecrübeli geldiği için sik emmekten son derece zevk alır” . Bu sözler beni rahatlatmış ve cesaretlendirmişti. Hafifçe yan dönerek Hakkı nın sikini ellerim ile kavradım, kafamı iyice sikini yaklaştırdım ve dilim ile başını yalamaya başladım. Şimdi sikin ve taşakların kokusunu da duyuyordum ve bu enfes bir kokuydu, oysa şimdiye kadar Sedat tan böyle bir koku aldığımda hiç hoşlanmazdım.

Hakkı nın siki eşiminki ile hemen hemen aynı boydaydı, ancak daha kalın ve şekil olarak bence biraz daha erkeksiydi, zira oldukça sert ve damarlı olması hoşuma gitmişti. Şimdi siki ağzıma almaya başlamış ve sıcaklığını içimde hissetmeye başlamıştım. O anki duygularım değişmeye ve bundan zevk almaya başladığımı hissetmeye başladığımda içimi bir sevinç ve mutluluk kapladı. Arada sırada Gül e bakarak kopya çekiyor ve uyguluyordum. Biranda artık bir erkeğin sikinin sadece et bir organ değil, keşfedici, alıcı, deşici ve zapt edici bir kuvvet olduğunu hissetmeye, kendimi de onun bu egemenliğini ispat edebileceği zor sahip olunabilen bir kaleye benzetmeye başladım. O anda yıllardır eşim le yaptığım seksin, ev işi yapmaktan farklı olmadığını anladım. Artık gözlerimi kapatmış,şehvetle , ihtirasla Hakkı nın sikini ve taşaklarını emiyor , yalıyordum. Hakkı elleri ile omuzlarımı tutmuş ve sikini gırtlağıma kadar sokmasını sağlayacak şekilde bastırıyordu.

Bu noktada Gül ve Sedat yatağa geldiler, Hakkı bana sen otur ve sadece seyret dedi. Köşeye çekilip seyretmeye başladım.

Hakkı sırt üstü yatarak Gül ü zerine oturttu ve sikini Gül ün amına soktu Sedat a sende götüne sok dedi. Sedat tereddütle Gül ün üzerine çıktı ve sikini Gül ün göt deliğine yerleştirdi. Biraz sonra ikisi birden gülün her iki deliğine hızla girip çıkmaya başlamışlardı, gördüklerim karşısında o kadar tahrik olmuştum ki, bir elimle amımı okşuyor, diğer elimle amımdan akan sıvıları temizliyordum. Sedat şimdiye kadar beni götümden hiç sikmemişti. Biraz sonra bunun benimde başıma geleceğini ve bu işin nasıl olacağını hesap ediyordum. Buna hazırlıklı değildim ve korkuyordum, ancak onların isteklerine hayır diyemeyeceğim de ortadaydı. Biraz sonra Gül art arda defalarca orgazm olmaya ve küfürler sıralamaya başladı.

Sedat ve Hakkı Gül ün üzerinden kalktılar, Gül ün perişan bir mutluluk içinde olduğu belliydi. Sedat , Hakkı ya benim daha önce hiç götümü siktirmediğimi söyledi. Hakkı “merak etmeyin, hallederiz” diye son derece rahat bir cevap verdi. Dolabı açıp içinden 2 ayrı tüp ve garip bir alet çıkardı. Bana yatağın üzerinde domal dedi. Yatağın üzerine domaldım, bacaklarımı iki yana iyice açtılar, göt deliğime değen parmağın bir krem sürdüğünü hissettim, hafif bir yanma hissediyordum. Diğer kremi Hakkı elindeki metal aletin üzerine sürdü. Heyecandan tüm vücudum titriyordu, içerde garip bir sessizlik vardı. Hakkı elindeki aleti göt deliğime değdirdiği an kasıldım, Gül gelip ellerimi tuttu. Hakkı elindeki aleti yavaş yavaş götüme sokmaya başladığında bütün vücudun garip bir duyguyla sarılmıştı. Aleti içimde hissediyordum, biraz sonra Hakkı aletin tamamen girdiğini söyledi ve Sedat a beni belimden sıkı sıkı tutmasını söyledi. Ne olacağını tahmin edemiyor ve bekliyordum. Biraz sonra içimdeki aletin genişlemeye başladığını hissettim, bu beni çıldırtıyordu. Sedat Hakkı’nın aletin ucundaki bir kolu çevirdiğini ve aletin çapının genişlediğini söyledi. Bir noktadan sonra Hakkı aleti götüme sokup çıkarmaya başladığımda orgazm olmaya başladım. İlk orgazmım bittiğinde Hakkı aleti çıkardı ve aletin hemen hemen bir mısır koçanı kadar genişlediğini gördüm. Hemen Gül e uyguladıkları pozisyonu aldılar ve şimdi iki erkek birden beni sikmeye başlamıştı. Daha kalın olan Hakkı nın sikinin ekstra bir zevk vererek amımın içinde gidip gelmesi beni defalarca orgazma götürdü. Başımı her öne eğdiğimde 6 yıldır alıştığım yüzden başkasını gördüğümde ne kadar zevk aldığımı anlatamam bu çok ayrı bir duygu, böyle bir şeyin bana bu derece zevk verebileceğini hiç düşünmemiştim. O gece sabaha kadar sayısız defalar bir çok pozisyonda seks yaptık. Görüyorduk ki 4 kişi beraber seks yapmak ile ortaya çıkan alternatif pozisyonlar , 2 kişiye göre 3-4 kat daha fazla. O gün sabahında uyandığımda Hakkı nın siki hala amımın içerisindeydi. Uyanır uyanmaz Hakkı nın sikini ağzıma alarak onu sertleştirdim ve herkesi uyandırarak kaldığımız yerden tekrar devam ettik. Yatak çarşafının üstü kıl ve kurumuş sperm doluydu. O yaz sonuna kadar hayal dünyamızın bütün sınırlarını zorlayarak her türlü ilişkiyi beraberce gerçekleştirdik ve hala bitiremedik. En güzel tarafı hala cinsel yönden dışa kapalıyız ve dördümüz birbirimize bugün için yetiyoruz. İlerde ne olur bilmiyoruz ama sanırım daha fazla açılmamızın bir anlamı yok. Zira birbirimizi özlüyoruz ve herkesin her defasında yeni yeni fantezileri oluyor. Şu anda bu satırları yazarken düşünüyorum da, bu ilişkinin her iki evlilikte de değiştirdiği bir şey olmadı. Sanırım hepimizin doğal ve aynı beklentiler içerisinde olması ve herkesin kişisel olarak kendi beklentilerine cevap bulması bu konuda bir sorun çıkmasını önlüyor. Alan memnun-veren memnun hesabı anlayacağınız. Diğerleri benim bu satırları yazdığımı henüz bilmiyor, şu anda emin değilim ama herhalde söylerim. Zira yazmak oldukça zor ve sıkıcı, belki diğerleri de yaşadıklarımızı yazıp size göndermemiz için yardımcı olurlar.

Categories
Uncategorized

İlk ilişkim ve ilk CD oluşum – 3

İlk ilişkim ve ilk CD oluşum – 3

Merhabalar tekrar, bu hikayede Şükrü’nün bana şantajla neler yaptığını ve nasıl içinden çıkılmaz bir duruma sürüklediğini anlatacağım.

Şükrü ile ilişkimiz son sürat devam ediyordu. Sevişmediğimiz gün neredeyse yoktu. Okuldan gelir gelmez ilk işi beni becermek oluyordu. Bu duruma iyice alışmıştım. Hatta zaman zaman ben bile istiyordum. Birgün yine bizim evde sevişmeye hazırlanıyorduk.. Şükrü bu sefer benim yatağımda değil annemin yatağında sevişmek istediğini söyledi. Onun yatağı çift kişilikti o yüzden daha rahatedebilrdik. Kabul ettim *ama yatağı açmadan yapalım yoksa anlar” dedim “tamam” dedi. Annemin odasına geçtik etrafa bakıyordu. Ben soyunup yatağa uzanmıştım. Bana “annenin iç çamaşırları nerede” diye sordu. *Ne yapacaksın” dedim. Bakacağım dedi. İç çamaşırları başucundaki komodinde duruyordu. Çok geçmeden buldu. Çekmeceden annemin külotlarını çıkarttı. “Yapma anlayacak gelince” dedim ama dinlemiyordu. Soyundu aleti dimdikti annmin külotlarını aletine sürtmeye başladı. Korkmaya başladım bırakması için beni sikmesini söyledim. “sikeceğim merak etme bu yarrağımı sürttğüm külotlar annenin amına değecek dedi. Sonra külotlu çorapların buldu çıldırmıştı hepsini tek tek kokluyordu ”çoook güzel kokuyor çok” dedi. Elinden zorla aldım onları. Derken üstüme atladı. Bacaklarımı omuzuna alıp sikmeye başladı. Bu sefer yüz ifadesi çok farklıydı. Gözleri kapalı olarak “şu anda anneni hayal ediyorum anneni sikiyorum onu çok istiyorum. dedi. Annemin ismini bağıra bağıra söyleyerek içime boşaldı. Aleti inene kadar vuruyordu ve bu sefer çok geç inmişti. Üzerime yığıldı nefes nefese bir şekilde ”ben hiç karı sikmedim ve ilk sikeceğim karı annen olacak onun o güzel bacakları ve götü aklıma geldikçe sikim dimdik oluyor hemen otuzbir çekiyorum” dedi. Çok şaşırmış ve korkmuştum. “Külotlarını giyince amında sikimi hissedecek zaten” dedi. “Akşam onu görmek için size geleceğim ders çalışıyoruz ayağı yapacağız dedi. Saçmalama dedim. ”Sen bilirsin dediklerimi yapmazsan mahalleye nasıl bir ibne olduğunu anlatırım” dedi. Artık kötü bir yola girmiştim. Dediğini kabul ettim. Akşam bize geldi. Ders çalışıyor gibi yapıyorduk. Gözleri annemin üzerindeydi. Utanmasa orada üzerine atlayacak gibiydi. Annem herşeyden habersiz bize çay meyve vs getiriyordu. Anem mutfağa gitmek için arkasını döndüğünde kalçalarına bacaklarına yiyecek gibi bakıyor yalanıyordu. Kulağıma eğilip “yakında sikeceğim bunu” dedi. Sonra da planını anlattı. “haftasonu ders çalışmak için size geleceğim sen bir ara kırtasiyeye gideceksin ve yarım saat gelmeyeceksin ben de o arada yapacağımı yapacağım” dedi.. Çaresizlikle yüzüne baktım. İmalı olarak “Sen bilirsin” dedi. Cumartesi günü öğlen saatlerinde geldi. ders çalışıyor numarası yapmaya başladık. Annem o gün diz hizasında entari benzeri bir elbise giymişti. Sıradan bir ev kıyafetiydi. Altında da ten rengi çorabı vardı. Şükrü yine yalanıyordu.. Bana “hadi kaybol yarım saaten önce gelme” dedi. İçimde inanılmaz bir huzursuzluk ve çaresizlikle kırtasiyeye gidiyorum diye evden çıktım. Yarım saat sonra gediğimde Şükrü’nün yüzünde pis bir sırıtma annemde inanılmaz bir geginlik vardı. Annem komşuya gideceğini söyleyerek evden resmen kaçtı. Şükrü bana sırıtarak bakarak dudakmarın yalıyordu. “Ne yaptın?” dedim. Sikemedim ama bir dahaki sefere o da olacak bu kadarı bile müthişti” dedi. Sonra yaptıkları anlatmaya başladı. “mutfaktaydı sessizce yaklaşıp arkasından sarıldım. Zaten yanına gidene kadar sikim dimdik olmuştu sarılınca popsuna gömüldü, yumuşacıktı, ne yapıyorsun duye debelenmeye başladı debelendikçe poposuna daha çok sürtüyordum elimden kurtulamadı rahat olmasın ve kimseye birşey söylemeyeceğim ve sadece kendisine dokunacağımı söyledim. Bir elimle karnını ve göğüslerin diğer elimle bacaklarını okşuyordum. Sütyeni göğüslerini hissetmeme engel oldu ama bacakları çok güzeldi. Elimi eteğinini altına sokmak istedim elimi tutarak hayır dedi elini ayıp tezgahın üstüne koydum eteğini kaldırdım elim külotlu çoraplarını üzerinde kayınca kendimi kaybettim. Seni okşadığm gibi değildi çok farklıydı. Yumuşacık harika bacakları var. Sen bilemezsin tabi az ben okşadım onları. Sonra yere çömelip bacakların öpmeye başladım hala karşı koymaya çalışıyordu. Sakin ol kimse bilmeyecek dedim. Etiğini kaldırıp o muhteşem poposunu gördüğümde hepten delirdim harika kokuyordu çekmecedeki çoraplarından çok daha muhteşemdi. Külotlu çorabının altında beyaz çiçekli külodu vardı. Bacaklarını poposunu deli öpüpü okşayıp yaladım. Bu rada sikimi dışarı çıkardım ama o arkası dönük olduğu için farkedemedi. Çorabını sıyırmak için elimi çorabınn lastiğine attığımda hayır diyerek ani bir hareketle elimi çekti ben de ayağa kalkarak çıkardığım sikimi poposuna yasladım sürtüp boşalocaktım ki sen geldin yarım kaldı” dedi. Ayağa kalktı eşofmanını çıkartıp “şimdi ceza olarak al ağzına boşalt beni” dedi. Aldım ağzıma çok geçmeden boşaldı beni kafamdan tutup kendine doğru bastırarak bütün döllerini ağzıma bıraktı kafamı çekmek isitiyordum bırakmıyordu neredeyse boğulacaktım homurdana homurdana “yut hepsini orospu” dedi. Bir dahaki sefere o orospu ananı sikeceğim bağırta bağırta amına koymazsam şerefsizim” dedi.. Toparlandı ve evine gitti. Annem bir kaç saat sonra geldi. Yüzündeki gerginlik devam ediyordu. Ona baktıkça Şükrü’nün anlattıkları aklıma geliyordu ve çıldırıyordum. Hem kendi başıma hem de annemin başına ne işler açmıştım..

Bir sonraki hikayede daha sonra neler yaşandığını anlatacağım..

Categories
Uncategorized

Küçük Kasabanın Kahpesi (2)

Küçük Kasabanın Kahpesi (2)

Gece Cafer abiyi hayal ede ede okşadım kendimi, boşaldım doyasıya, rahatladım. Sabah çocukları okula yolladım. Kapının önünden onları uğurlarken Cafer abi de işe gidiyordu. Kapıdan çıktı, yavaş yavaş geldi, önümden geçerken bana baktı ağır ağır,

“Günaydın” dedi. Başımı öne eğdim, gece bu adamla kendimi sevişirken hayal edip kendimi parmaklayışım geldi gözümün önüne… Utandım.

“Günaydın abi…” dedim.

“Hoşuna gitti mi getirdiklerim? Beğenmediysen, üstüne olmadıysa söyle, başka alayım.”

“Yok, pek beğendim, hepsi de tam geldi üstüme…” Evet, beğendim hepsini… Tangalar, stringler, jartiyer çoraplar… Hepsini…

“Ee, işimiz bu Güllü… Hani aklına bi şey gelmesin, mesleğimiz bu… Kasap olsaydım et getirecektim hediye olarak, manav olsaydım meyve… Ben de çamaşır getirdim işte…”

Yüzüne baktım, yalan söylüyordu zampara… Kasapmış da, manavmış da… Ben o seksi şeyleri neden getirdiğini bilirim de, ne yapayım… Ben de sana bayılıyorum, ben de sana vurgunum işte… Gözlerimi süzüp yalanını yüzüne vurdum dayanamayıp,

“Sağ ol Cafer abi… De, senin pazarda sattığın mallardan değildi ki onlar…” dedim muzip muzip gülümseyerek… “Pek kaliteli, pek güzeldi getirdiklerin, teşekkür ederim.”

“Eh… Şey… Neyse, önemli değil canım…” dedi, yürüyüp gitti.

Arkasından gülerek baktım kapı gibi adamın… O da biliyordu neler döndüğünü, ben de… İstiyordum onu… Beni sevmesini, okşamasını, o kara gözlerinin, bıyıklarının her yerime değmesini istiyordum. Toprağın suyu istemesi gibi istiyordum, yanıyordum onun için, beni sulasın, ateşimi söndürsün istiyordum…

O da beni istiyordu, biliyordum bunu… Tek sorun, nasıl, ne zaman, nerede olacağıydı bunun… Bakalım… İçime giydiğim, onun hediyesi string külot am dudaklarımın içine kaymıştı. Düzeltmek için eve girdim.

Fazla sürmedi. Kasabanın kurtuluş şenlikleri vardı bir hafta boyunca… Ünlü sanatçılar konser verecekti. Komşularla hazırlanıyorduk. Öğleden sonra resmi geçitle başlayacaktı eğlence, konserlerle gece yarısına kadar sürecek, bütün kasaba orada olacaktı. Belki Cafer abi de…

Çocukları banyo yaptırdım, giydirdim. Onlar oyalanırken ben de banyoya girdim, bir güzel temizlendim. En güzel elbisemi giydim. İçimde Cafer abinin aldığı lüks dantelli iç çamaşırları, ayağımda ince çorap… Makyaj yapıyordum ki telefon çaldı. Kocam olmalıydı gene… İsteksiz adımlarla telefona gittim, bir elimde rujumla… Açtım,

“Ne yapıyorsun?” dedi telefondaki erkek sesi. Cafer abi… Çocuklar çıkıp gitmişler şimdiden, evde yalnızım. İçim hop etti ergen kızlar gibi, ateş bastı.

“Hazırlık yapıyorum abi.” dedim şaşkınlıkla… “Eğlenceler var ya, konser filan… Bütün komşular gidiyoruz.” Lafı ağzıma tıktı.

“Biliyorum, herkes gidiyor. Benim karı da, çocuklar da… Ama sen gitme…” dedi buyurgan bir sesle…

“Nasıl yani? Neden?” diyecek oldum.

“Sen gitmeyeceksin. Bir şeyler uydur, evde kal.”

“Ne uydurayım abi? Nasıl yapayım?” dedim çaresizce…

“Sen bulursun bir yolunu… Çok önemli diyorum sana… Kal…”

“Peki…” diyebildim. Öyle bir emredişi vardı ki… Uymaktan başka seçenek bırakmıyordu insana…

Komşular beni almaya geldiler, tansiyonum düştü, hastalandım, gidemem diye başımdan savdım. Bir beş dakika geçti aradan… Ben bekliyorum… On dakika… Yirmi… Yarım saat… Tam ümidimi kesmiştim ki kapının tokmağını duydum hafiften… Onun çalışı… Sürekli, ama yavaşça, tedirgin, ürkek…

Kapının arkasındayım zaten, hemen açtım, içeriye süzüldü, kapattı arkasından… Holde karşı karşıya durduk, sessizce…

“Hayrola Cafer abi? Kocam mı aradı gene? Para mı getirdin?” dedim lafı açmak için…

Para getirmiş olsa çıkar gelir, bana “sen gitme, kal Güllü” demez ki… Heyecanlıyım… Kalbim küt küt çarpıyor… Gözleri baştan aşağı süzdü yine…

İnce kumaştan, yazlık bir elbise var üstümde, önden düğmeli, eteği diz hizasında, daracık, kalçalarımı sarmış… Bacaklarımda onun getirdiği siyah ince çorap… Ev terlikleri siyah yüksek topuklu… İçimde onun hediyesi sütyen, tanga külot…

Düğüne gider gibi giyinmişim, süslenmişim konsere gidiyorum diye… Makyaj, parfüm, her şeyim dört dörtlük… İnler gibi konuştu sonunda,

“Oh, çok güzelsin be Güllü…”

“Sağol Cafer abi… Teşekkür ederim.” Utanmıştım, yanaklarım alev alev… “Utandırma beni böyle konuşup… Bunu söylemek için mi geldin?” Uzanıp elimi tuttu, fısıldayarak konuşuyordu,

“Tam da öyle Güllü… Bunu söylemek için geldim. Utanacak bi şey yok. Gerçekten güzelsin. Taş bebek gibisin allahıma kitabıma…”

Utançla elimi çektim, arkama sakladım tekrar elimi tutmasın diye… Bir adımda aramızdaki boşluğu kapattı, belime sarılıp arkamdaki elimi tuttu bir eliyle, öbürüyle saçımı arkadan tutup başımı eğdi, dudaklarıma yumuldu.

Başım dönüverdi birden… Kapıya yaslamıştı beni, bedeniyle ezerken dudaklarımı eziyordu dudaklarıyla… Bıyıkları batıyordu tenime… Karşılık vermiyordum öpüşüne ama dizlerim titremeye başlamıştı bile…

Dudaklarımdan boynuma indiğinde çırpınıp kurtuldum elinden, bir adım yana kaçtım, oradan holün ortasına… Nefes nefeseydim. Göğsüm inip kalkıyordu.

“Ne… ne yapıyorsun Cafer abi…?” diyebildim. O da benden farksızdı, heyecanlıydı.

“Öpüyorum güzelim…” dedi. “Senin gibi güzeli öpülmez de ne yapılır? Öpüyorum işte… Asıl sen ne yapıyorsun? Her gördüğünde baygın baygın bakıyorsun bana, gözlerini süzüyorsun, yürüyüşün değişiyor ben sana bakınca… Şimdi bu kaçma neyin nesi kızım?”

“Yapma abi… Güzel görünce bakmak başka, bu başka… Ben de evliyim, sen de… Çocuklarımız var. Kocam var… Senin karın…”

“Sikeyim karısını… Senin eline su dökemez o şişko hımbıl…”

“Kocam? Senin en yakın arkadaşın benim kocam… Hani emanettim ben sana? Yenge diyordun hep?”

“Kocanı da sikeyim senin… Beyinsiz kocanı… Senin gibi güzel karıyı yapayalnız bırakıp giden aptal kocanın beynini sikeyim senin… Oh bebeğim benim… Sen benim karım olsan var ya… İşe bile gitmezdim yemin olsun.”

İçimde fırtınalar kopuyor o konuştukça… Allahım, neler duyuyorum böyle… Kocamdan hiç duymadığım sözler bunlar…

“Gel canım… Ürkek tavşanım benim… Gel kollarıma, sarayım seni… O dudaklarından bir kerecik öpsem gam yemem… Gel güzelim… Oh güzel kadınım benim… Şu memelerinden bicik öpeyim, şu ince belini sarayım aşkım… Kalçalarını mıncıklayayım yavrum… O taş gibi kalçalarını okşayayım senin… Gel…”

“Yapma abi… Acı bana… Yapma…”

“Abini de siktirtme bana… Abi deme ulan… Senin erkeğinim ben… Gel kollarıma da erkek neymiş gör bakalım… Senin soğan cücüğü kocana benzemem ben… Zevkten bağırtırım kadınımı… Gel canım… Oh, gel bir kerecik sikeyim seni… Oh, o güzel amına koyayım bir kerecik bebeğim… Taş bebeğim…”

“Abi konuşma böyle şeyler diyorum sana… Yapma…”

Yapma, konuşma diyorum ama… Konuştuğu şeyler de eritiyor beni bir yandan… O güzel amıma koyacakmış benim… Bir kerecik sikecekmiş beni… Memelerimden öpecekmiş. Zevkten bağırtacakmış… Off… Cafer abi offf… Abim benim, hayalimdeki erkeğim… Bir bilsen seni kaç geceler hayal ettiğimi… Altında ezilirken… Beni kollarınla sardığını hayal ede ede kendimi kaç kere parmakladığımı bir bilsen…

Sonunda bir hamle yaptı, kollarıyla sarmaya çalıştı. Ürkek ceylan gibi geriye kaçtım, kurtuldum. Bir hamle daha… Kolumdan yakaladı, kendine çekti. Kollarının arasında çırpınıyordum. Kurtulmak ne mümkün? Mengene gibi sarmış beni, çıkamıyorum, kurtulamıyorum. Dudaklarımı dudaklarıyla kapatmış, nefes alamıyorum.

Gücüm kesilmeye başladı yavaş yavaş… Bağıramıyorum, herkes konserde, kimse yok ama olur da biri duysa rezalet diz boyu… Komşusunun tecavüz ettiği kadın… Şu işte… Fısır fısır ben geçerken konuşmalar… Çocuklar… Alaylar, imalar, incitici bakışlar…

“Bırak kendini bana… Direnme… Pişman olmayacaksın, inan…” diye homurdandı ağzımın içinde…

Dilini ağzımın içine sokmuş, dilimi okşuyor… Mis gibi nane kokusu, dilinde nane şekeri tadı… Kollarına asılıp gevşetmeye, kurtulmaya çalışıyorum. Gömleğinin üstünden kolunun kaslarını hissediyorum avuçlarımda, sert, taş gibi…

Geniş omuzları, kaslı kollarının arasında bir hapishanedeyim sanki kurtuluşum mümkün değil… Kollarıyla sarmış sımsıkı, kendine bastırıyor beni… Önündeki kabarıklığı hissediyorum karnımda… Nasıl hissetmem? Taş gibi bir şey… Dizlerimin bağı çözülüyor, yığılacak gibi oluyorum. Düşmek üzereyim.

Anladı hemen… Belimden tuttu, eğilip bacaklarımdan, tüy gibi kaldırdı beni… Çırpınmayı bıraktım artık, halsizlikten, çaresizlikten, daha çok benim de istememden… Yapacağımı yaptım artık, bundan fazlasına gerek yok… Adam kararını vermiş, kesin sikecek beni… Eh, ne yapalım, siksin öyleyse, becersin beni…

Doğru yatak odasının yolunu tutuyor. Evi kendi evi gibi biliyor piç… Kaç kere misafirliğe gelmiş bu eve karısıyla, çocuklarıyla… Kocamla oturup birlikte içki içmişler zamanlı zamansız… Çoğunda ben hizmet ettim ona… Mezeler hazırladım kendi ellerimle, kocamla beraber afiyetle yedi.

Bana bakıyordu hep, görüyordum… Biliyordum içkisine meze olduğumu… Meze niyetine beni yediğini… Hoşuma gidiyordu o zamanlar… Kocamın yanında bana bir şey yapmaya kalkamaz diyordum. Kırıtıp duruyordum gidip gelirken…

Kalçalarıma bakmasına bayılıyordum. Şalvar giyerdim bakardı, etek giyerdim, bakardı, tayt giyerdim bakardı. Sikecek gibi bakardı hem de… İltifatlar ederdi bana kocamın yanında, şöyle güzel, böyle çalışkan, becerikli yengem diye… Utanırdım ama koltuklarım kabarırdı, kabaran başka şeylerimin yanında…

Ben bulaşıkları yıkarken o masayı toplar getirir, mutfakta benimle çene çalardı. Bankonun içinde bulaşıkları yıkarken kalçalarımı özellikle iki yana çalkalar, adamı deli etmeye çalışırdım. Sonunda kocam sarhoş olur, Cafer abi neden sonra istemeye istemeye kalkar, gözü arkasına baka baka evine giderdi. Ben de bütün gece kudurtup azdırdığım adamın bir yakalasa bana neler yapacağını düşünüp dururdum uykuya dalana kadar, kendimi okşardım.

O gün, işte bütün bunların intikamını alır gibiydi Cafer abi… Yatak odasına girdi, yatağın üstüne fırlatır gibi bıraktı beni… Boğuşurken elbisemin üstten alttan bir iki düğmesi açılmış, dekolte bir kıyafet haline gelmişti. Üstten sütyenimin dantelleri görünüyordu, alttan yırtmaç gibi açılan düğmelerin arasından nerdeyse üçgenime kadar siyah çoraplı bacaklarım açıkta kalmıştı.

Yukarıdan soluyarak, beğeniyle uzun bir süre bana baktı… Dirseklerimin üstünde doğrulmaya, elbisemin eteklerini örtmeye çalıştım. Üstüme geldi, omuzlarımdan bastırıp kalkmama engel oldu. Ben durunca omuzlarımdaki ellerini göğsümde kaydırdı, elbisemin iki yakasını tuttu. Düğmelerimi açacak diye beklerken hızla iki yana çekiverdi elbisemin yakalarını, düğmeler pıtır pıtır koptu, etrafa saçıldı. Önüm tamamen açıldı.

“Ohhh…” diye inledi çıplaklığımı görünce… “Çok güzel…”

“Ne yaptın abi? Pahalıydı o elbise…” diye inledim ben de…

“Daha güzelini alırım ben sana, merak etme sen tatlım…” derken cebinden irice bir bıçak sapı çıkardı. Ne yapacak diye beklerken bir düğmeye bastı, şırrak diye bir sesle parlak çelik bıçak çıktı içinden… Sustalı dedikleri bu olmalıydı. Eğilip soğuk çeliği çıplak karnımda dolaştırdı. Ben ürperirken sütyenimin öndeki bağ kısmını, askılarını bıçakla kesti. Elinde kalan parçaları fırlatıp attı.

Sütyenin baskısından kurtulan memelerim titreşerek serbest kaldılar. Uçları kabarmıştı olayın heyecanından, duyduğum arzudan… Hayran hayran memelerime baktı. Elini bile sürmedi ama… Tekrar eğilip elbisenin kollarını da kesti. Güzelim elbise altımda bir örtü gibi yatıyordu. Bense üstümde bir tek külotlu çorap, içindeki kırmızı tangayla kalmıştım.

Sustalı bıçağı tekrar çıplak bedenimde dolaştırdı. Ben kesecek diye korkarken o gayet rahat yanaklarımda, boynumda, gerdanımda, memelerimde, karnımda dolandırdı çeliği… Sonra yine dokunmadan kalktı. Bana, çıplak bedenime baka baka yavaşça soyunmaya başladı.

Gömleği çıktı, pantolonu, çorapları, ayakkabıları… Pazar tezgahlarında bilenmiş kaslanmış bedeni ortaya çıktı. Bir baksır kaldı altında, önünde kurduğu çadırıyla… Onu da çıkardı yavaşça, bana göstere göstere…

Sertleşmiş aleti bacaklarının arasında dimdik bana bakıyordu. Eliyle şöyle bir sıvazladı baştan aşağıya, rahatlatmak istercesine… Pantolonun baksırın içinde nasıl saklamıştı bunu böyle anlayamadım.

Nerdeyse yirmi santimden fazla vardı aletinin boyu… Kalındı… Benim ince kadın bileklerimden daha kalındı. Başındaki soğan irisi şapkasıyla, etrafını saran kan damarlarıyla harika görünüyordu gözüme… Bedenine göre daha karaydı erkekliği, sünnet çizgisi belirgindi. Yırtıcı bir hayvan görüntüsü, bir kobra vardı bacaklarının arasında…

“Öp…” dedi, saçlarımdan tutup başımı o kobraya doğru çekerek… Yüzüne baktım,

“Nasıl yani?” dedim. Erkeğin pipisini öpmek mi? Ne demek bu?

“Öp işte… Sikimi öp… Kocanın sikini öpmedin mi hiç, yalamadın mı?” Şaşkındım.

“Yoo…” diyebildim yutkunarak… “Bırak öpmeyi, hiç böyle senin gibi çıkarıp göstermedi bile… Yorganın altında yaptık ne yaptıysak…” Kahkahayla güldü sözlerime…

“İbiş… Gösterecek malı yoksa ne göstersin zavallı…” diyerek kocamla alay etti. “Söylesene ne kadar senin kocanın siki?” Elimle işaret ettim, onun aletinin yarısında bir noktayı…

“Bu kadar…” dedim. “Kalınlığı da başparmağım kadar… Böyle değil…” derken hayretle önümde sallanıp duran, havaya dikilmiş aleti inceliyordum. Altındaki torbaları bile benim elimin ayası kadardı.

“Ne kadar büyükmüş bu abi?” diyebildim nefesim kesilerek… Başımı yaklaştırdı tekrar, burnuma değdi başı… Erkek kokusunu ciğerlerime çektim. Başım döndü.

“Evet canım, abisinin Gülü… Büyüktür… Tadına bakan bırakamaz, hep ister bunu… Senin de hoşuna gidecek. Bunsuz yapamayacaksın inan… Hadi, şimdi öp onu bebeğim… Annenin memesini emdiğin gibi em, yala…”

Elimi uzatıp dokundum önce… Parmaklarımın ucuyla… Yeni gelinin yarak tuttuğu gibi deyimini şimdi anlıyordum. Bunca sene sonra ilk kez böyle bir erkeklik görüyordum. Yeni gelin sayılırdım ben de… Nasıl tutacağımı bile bilemiyordum.

Aleti sımsıcaktı. Yanıyordu. Torbalarının içinde yumurtaların hareket ettiğini görebiliyordum. Yattığım yerden biraz doğruldum ucuna yetişebilmek için… Şapkasını öptüm. Bir daha… Yaladım ıslak ıslak…

“Ağzına al yavrum…” diyerek başımı kendine, aletine bastırdı. “Yarrağımı ağzına al canım…” Kocaman açtım ağzımı, almaya çalıştım. Alamıyordum ki… Kocaman başı ağzıma sığmıyordu. Zorladım. Zorla tıktım ağzıma…

“Ohhh… Dişlerine dikkat et güzelim… Canımı yakma… Aç ağzını… Daha da aç… Ağzın sıcacık… Sikimin başı yandı sanki… Ohhh..” diye inledi.

Biraz daha zorladım. Biraz daha girdi ağzıma… Sonra başımı bastırdı iyice… Bileğim gibi kalın aleti boğazıma dayandı bir anda… Nefessiz kalıyordum, çırpındım, çıkarmaya çalıştım. Bırakmadı… Ağzımın içinde eziliyordu kalın alet… Nefes alacak delik bile kalmamıştı. Burnumdan nefes almaya çalıştım. Gözlerim yuvalarından dışarı uğradı.

“Aahhh…” diye inleyerek saçımı çekti, ağzımdan çıkardı erkekliğini… Tam zamanında… Gözlerim kaymaya başlamıştı artık… Havasızlıktan boğulmak üzereydim. Gözlerim yaşarmıştı. Sırt üstü yatağa bıraktım kendimi…

“O minik ağzına boşaltacaktın beni nerdeyse…” dedi. “Yapıcam, o bal dudaklı ağzını döllerimle doldurucam ama daha erken… Seni uzun uzun sikmeden, sikerken bağırtmadan boşalmak yok…” Kesin bir kararlılık vardı sesinde…

Ağzımı dölle dolduracak mı? Neden bahsediyor bu adam? Bilmiyordum ama merakla, büyük bir teslimiyetle bekliyordum başıma gelecekleri… Neden bahsediyorsa, bana ne yapacaksa kendisi zevk alırken, eminim ben de zevk alacaktım, inanıyordum buna… Yanıma uzandı. Dudaklarımı öptü.

Hareketsiz bekliyordum. Kocam öpmeye çalışırken iğrenç rakı sigara kokusunu almamak için sımsıkı kapatırdım dudaklarımı, bıçak gibi, nefes almamaya çalışarak hevesinin bitmesini beklerdim. Şimdi ise dudaklarının dudaklarımdaki teması hoşuma gitmişti sanki… Bıyıkları da okşuyordu arada, gıdıklıyordu.

Nefes almaya çalıştım. Yine o ferah, nane kokusu… İçime çektim. Ağzımı açtım, etli alt dudağımı dişlerinin arasına aldı bu kez, ısırır gibi yaptı… Diliyle de yalıyordu dudaklarımı… Ohhh… Harika… İstemsizce aralandı ağzım… Dilini soktu ağzıma… Diliyle dilimi okşuyordu şimdi… Benim başım dönmeye başlamıştı. Tutunmak ister gibi üstümdeki erkeğe sarıldım. Ağzının içinde,

“Ihhh…” diye inleyerek dudaklarıma bastırdım sert erkek dudaklarını…

Demek öpüşmek buymuş gerçekte… Böylesine zevkli bir şeymiş. İnsanın içini eriten bir şeymiş. Elinin birini memelerimde hissettim öpüşürken… Bir yandan ağzımın içine dalmış öpüyor, bir yandan eliyle memelerimi okşuyordu.

Kıvrandım. Kocaman eli benim kavun büyüklüğündeki akça pakça mememi kaplamıştı. Nasırlı elinin parmakları kabarmış meme uçlarımı eziyordu. Çıplaklığıyla sımsıkı sarılmıştı bana… Çoraplı bacaklarımın arasına bacaklarına sokmuş, önündeki taş gibi aleti kasıklarıma baskı yapıp duruyordu.

Dudaklarımı bıraktı, dil, dudak ve bıyıklarıyla boynumu okşaya okşaya aşağıya indi. Gerdanıma, oradan memelerime… Memelerimi dudaklarına teslim eden nasırlı eller şimdi daha aşağıya inmişti. Çoraplı bacaklarımı okşuyordu. Kaygan çorabın üstünden elinin okşaması delirti beni… Bacak içlerimi, külodun üstünden kukumu okşuyordu parmakları…

Diğer taraftan yukarıda meme uçlarımı ağzına alması… Emmesi… Vantuz gibi ağzının içinde kemirirken meme ucumu, içerden diliyle okşaması… Zevkten çıldırmak üzereydim. Hele parmağının biri çorabımın üstünden yarığıma bastırıp külodumu da içime sokarcasına baskı yapınca kendimden geçtim.

Cafer abi daha içime girmemişti bile… Sadece öpüşmesi, memelerimi emmesi, kadınlığımı okşaması yetmişti. Orgazm oluyordum. Kasılmaya başladım. O geceleri kendimi dakikalar boyu parmaklayarak yalnız başıma ulaştığım zirveye bu kez erkeğimin çabasıyla kısa sürede çıkmıştım…

Dakikalarca çırpındım. Cafer abi geri çekilmiş, yatakta istemsizce kasılıp duran bedenimi izliyordu hayran hayran… Sonunda bittim.

“Hıh… Hıh…” diye hırıltılar çıkararak nefes almaya çalışıyordum. Göğüslerim körük gibi inip kalkıyordu. Başımı çevirip baktım sakinleşince… Bana bakan gözleri parlıyordu.

“Harikasın canım… Nefissin… Senin gibisini görmedim ben… Öyle güzel, öyle isteklisin, öyle isterik, seksi kadınsın ki… Boşalırken yılan gibi bütün vücudunla kıvranıyorsun, keşke videoya çekseydim boşalmanı…” Güldüm, elini tutup dudaklarıma götürdüm, öptüm.

“Sakın ha…” dedim. “Sen yaptın beni böyle… İlk defa böyle boşalıyorum ben… Bu kadar şiddetlisini hiç yaşamadım.”

“Sana söyledim, memnun kalırsın benden… Seni kocandan daha iyi boşaltırım demiştim.”

“Kocam mı? Cafer abi, kocamla hiç orgazm yaşamadım ki ben… Daha düne kadar orgazmın ne olduğunu bilmeden yaşadım. Kendimi okşarken keşfettim ben orgazmı…”

“İnanmıyorum Güllü… Bir kadın bunca yıl evli olur da, karı koca yatağa girerler, sevişirler de, nasıl orgazm olmaz? Kimse inanmaz buna…” Tekrar öptüm elini… Orta parmağını ağzıma sokup emdim. Çıkarıp yaladım. Sonra da o parmağın büyüklüğünü gösterdim,

“İnan… Sana söyledim ya… Şu kadar pipisi var. Yorganın altında bacaklarımı açar, içime girer, o küçük pipisiyle boşalır, işini görür, yatar uyur. “

“Çocuklar? Onlar nasıl oldu peki?”

“Canım, dölleri yetti işte, çocuk olmaya ne var? Benim tarla da bereketli herhalde, ceketini üstüme atsa hamile kalıyom. Onun için hap kullanmaya başladım. Dedim ya, daha düne kadar orgazm neyin bilmiyordum ben… O da seni…” Sustum. Utanmıştım. Çenemden tutup kendine baktırdı,

“Beni mi? Ne olmuş bana?” Utangaç gülümsedim,

“Seni hayallerken, kendimi okşarken oldu işte… Senin okşadığını hayal ede ede bızırımı okşarken, parmağımı senin aletinmiş gibi içime sokarken orgazm oldum. Köyde oğlanlar otuzbir diyorlardı da… Burda kadınlar için, ne diyorlar ona, mastır bilmem ne…”

“Mastürbasyon…” diye düzeltti beni…

“Hah… O işte… Mastürbasyon yaptım ilk defa hayatımda, onda da seni hayal ettim. Beni altına almışın, eze eze…” Sustum yine…

“Eeee? Devam et… Eze eze…?” Güldüm, şakacıktan yumruk yapıp göğsüne vurdum elimi… Tutup yumruğumu öptü erkeğim…

“Öyle işte… O bana para verirken elimizin değmesi… Yıldırım çarpmış gibi oldum inan… Benim herif bir haftayı geçmiş tura gideli, ortada yok… Geldiği zaman küçük müçük yine içime bir şeyler giriyordu, sarılıp yatıyorduk yatakta uyurken…”

“Bak sen… Hem küçük dersin, hem kocanı istersin… Küçük şıllığım benim…”

“Öyle deme be abi… Erkeğe sarılıp yatmaya hasret kalmışım zaten… Sen de öyle, tam erkek gibi erkek, elin deyince elime… İçim bi hoş oluverdi. Elini tutmayı özler oldum abi. Hani bazı gün para ihtiyacımız yokken gelip istiyordum senden… Sırf seni göreyim diye… Elin elime deysin diye…”

“Eee? Orgazm ne zaman?”

Utandım, demedim artık, vay, azgın orospunun tekiymiş bu karı demesin diye, “daha ilk elin elime değdiği gün” diyemedim. Külotları bahane ettim, o günü anlattım ona… Yalan değildi ki… Gerçekti hepsi… Hepsini anlattım, her şeyi…

“O senden külot aldığım, akşamına bana külotları getirdiğin günün gecesi… Tek tek giydim, aynada kendime baktım o külotları, geceliği… Ne bileyim… Manken gibi olmuşum… Gaztelerdeki karılar gibi… Hoşuma gitti. Sonra yatağa yattım birini giyip… Öyle, çıplak…

Sen aklımdasın hep… Altımdaki külodu okşuyorum. Sen almışsın onu bana… Kendi elinle seçmişsin. Altıma giydiğim, şeyimi saran küloduma senin elin değmiş. Elini okşar gibi okşadım külodumu, şeyimi… Sen beni okşar gibi…

“Şeyimi deyip durmasana şuna kız… Adını söyle o şeyin… Hadi devam et anlatmaya, çok güzel anlatıyosun…”

“Yaaa…. Utanıyom abi… Senin yanında öyle ayıp şeyler konuşmak…”

“Aptal kız…” dedi, güldü, sevgiyle, muhabbetle sarıldı çıplak bedeniyle…

“Kocanın yatağında çırılçıplak yatıyorsun benimle… Yarağımı ağzına almışsın, bir de boşalmışsın daha amcığına girmeden… Konuşmaktan mı utanıyorsun? Bak böyle yaparsan sikmem seni, ona göre…” Elimi tutup sikine götürdü, taş gibi sert, alev gibi yanan sikine… Avuçlattırdı,

“Bunun tadına baktırmam yoksa…”

“Sakın ha, bunu bana yapma abi… İyi, tamam, senin istediğin gibi olsun… Neyse… Külodun lastiğinden iki elimle tutup yukarı çektim. Şeyimi… Amımı sardı külodun ağı…”

“Amcığını…”

“Hıı… Amcığımı… Sen avuçlamışın gibi… Bu kocaman ellerinle… Sıkıp duruyormuşsun… Öyle hayal ettim hep… Çekiştirip durdum… Sonra içime girdiğini hayalledim… Sen girmişin gibi parmaklarımı soktum içime… Bızırımı okşadım. Öyle boşaldım işte sonunda… İlk defa… Bayılcak gibi oldum zevkten… Şimşek çarptı sanki… Gözlerim karardı, korktum ne oluyo diye… Demek orgazım orgazım dedikleri buymuş dedim kendi kendime… Böyle zevkli bi şeymiş…”

“Canım benim…” dedi Cafer abi… Kendine çekti, sımsıkı sarıldı bana… “Bu gece kendini parmaklamak yok artık. Ben seni boşaltıcam. Gerçek erkek neymiş, gerçekten sevişmek neymiş, öğreticem sana…”

Dudaklarıma yumuldu tekrar… Kollarıyla bacaklarıyla sardı beni… Çoraplı bacaklarımı, göğüslerimi okşuyordu bir yandan benimle öpüşürken… Sonra dudaklarımı öpmeyi bıraktı, memelerime geçti. Üstüme eğilip memelerimi tek tek öpüp yalarken külotlu çorabımı sıyırmaya başladı bacaklarımdan… Çıkardı attı. Tanga külodumu da öyle… Yeni ağdalanmış, yumuşacık kılsız tüysüz şeftalimi seyretti uzun uzun… Kıvrandım…

“Abi, bakma orama öyle… Utanıyom…” dedim.

“Ben ne yapayım Güllü? Öyle güzel amcığın var ki?” Eliyle tutup sıktı, okşadı. “Ağda mı yaptın kız bunu sen? Mis gibi parlıyor amın…”

“Evet…” dedim utanarak… “Sanki bilmişim gibi Cafer abi… Sana hazırlık yapmışım meğer…” Bakışlarından kurtulmak için bacaklarımı kapamaya, ellerimle kadınlığımı örtmeye çalışıyordum ki elimi sımsıkı tutup çekti, dudaklarını orama gömdü. Offf… Sıcak, etli dudaklarını en hassas yerimde hissedince çıldırdım.

“Ohhh… Abii… Ne yapıyorsun öyle?” diye inledim.

“Amcığını öpüyorum aşkım… Güzel amcığını… Tüysüz amcığını… Balları akıyor amcığının yavrum… Suları akıyor içinden… Sakın kocam hiç yalamadı deme bana…” dedi dili kadınlığımın dudaklarının arasında kıpırdanıp dururken… Zevkten kıvranmaya başlamıştım. Kasıklarım yanıyordu adeta…

“Ohhh… Evet abi… Kocam yalamadı hiç… Hiç bilmem ki ben böyle şeyleri… Gözümü açtım, kocam, kocamın pipisi… Ne bana yalattırdı o pipisini zevk aldı, ne kendi yaladı beni, bana zevk verdi… Dedim ya, yorganın altında düzdü beni hep…”

“Merak etme yavrum… Badem amcıklım… Güzel kokulu şeftalim… Yalarım seni ben… Öperim… Dilimle sikerim senin amını… Zevk neymiş, orgazm neymiş görürsün sen bebeğim… Ohhh… Çok tatlısın… Bal gibisin… Kaymak gibisin…”

Bacaklarımın arasında fırtına gibi esti, beni kasırgalara bıraktı. Dakikalar boyu kıvrandırdı zevkten… Çarşafları buruşturdum tırnaklarımın arasında, saçlarını yoldum dili içime daha çok girsin diye… İkinci orgazmımı da amımı yalarken yaşadım.

“Tamam mı? Bitti mi?” dedim soluk soluğa… Şaşkın baktı önce, güldü sonra… Cahilliğimi hoş gören bir tavırla,

“Hayır canım. Şimdiye kadar ön sevişmeydi. Şimdi asıl sikişe geçiyoruz. Hazır ol…” dedi.

“İki defa orgazım oldum. Yetmez mi?” dedim halsizce…

“Ben kaç defa istersem o kadar boşalacaksın. Ben bitti demeden bitmek yok bebeğim… Şimdi bacaklarını aç bakalım… Asıl zevk şu andan sonra… İnan bana…”

Sırt üstü yattığım yerde dizlerimi kaldırıp bacaklarımı araladım. Dizlerinin üstünde ilerleyerek yaklaştı, bacak arama girdi. Elinde tutuyordu canavarını… Dimdik, hafif kavisli… Tek gözü bana bakıyordu.

“Amcığın ıslak ama, sen de sikimi yalayıp ıslat istersen… Kocanın pipisinden sonra bu yarak sana büyük gelir, canın yanmasın bebeğim…” dedi.

Doğrulup penisini tuttum, ağzıma sokmadan şapkasının kenarlarında dilimle dolaştım. Bol tükürükle yaladım, dudaklarımla ıslattım her bir yanını… Kocaman şey parlamaya başlamıştı ıslak ıslak… Omuzlarımdan tutup tekrar geriye yatırdı,

“Hadi karıcım, aç bacaklarını…” dedi. “İyice aç… Rahat girsin amcığına…”

Karıcım… Off… Karıcım diyor bana… Bayıldım, eridim adeta…

“Oh, karıcığının amcığı kurban olsun sana Cafer abi… Feda olsun… İstediğini yap bana… Karıcım diyen dillerini yesin senin Güllü karın…”

Açtım bacaklarımı, bekledim. Tekrar yaklaştı. Islak sikini amımın dudakları arasında sürtmeye başladı. Yukarıdan, kabarmış klitorisimin oralardan başlıyor, tüm uzunluğu boyunca amımı okşaya okşaya aşağıya iniyor, sonra tekrar yukarıya çıkıyordu. Klitorisimde sürekli bir sıcaklık, sürekli bir kayganlık, sürtünme hissi beni delirtmeye başlamıştı. Zevk, zevk, zevk…

“Ohhh… Hadi abi… Sok şunu…” diye inledim. Oralı bile olmadı. Duymamış gibi, işine devam etti. Gitti geldi amım boyunca… Sonra durdu. Başını girişime dayadı. İtmeye başladı. Başımı kaldırıp bakmaya çalıştım. Dudaklarımı ısırıyordum heyecandan… Soğan büyüklüğündeki baş am girişimi zorlamaya başlamıştı.

“Abi…? Abi… Acıyor sanki…” diye inledim.

“İki tane çocuk çıkardın sen… Bunu da alırsın merak etme…” dedi umarsızca… “Fakat çok darsın yavrum… Sanki bakire kız amcığı gibi amcığın… O kadar ıslattık, hala sokmakta zorlanıyorum.”

“Ahhh… Evet abi… Yavaş… Lütfen… Canımı yakma… Çocuk çıktı ama, yıllarca önceydi o, çıkması saatler sürdü… Amım daralmıştır şimdi… O zaman acı çektim. Şimdi zevk almak istiyorum. Yavaşş…”

Milim milim, santim santim giriyordu içime… Biraz giriyor, biraz çıkarıyor, sonra tekrar basıyordu içime…

“Ahhh.. Abi… Bitmeyecek mi bu?” diye sızlanmaya başlamıştım ki, son hamlesini yaptı, son kalan santimlerini de içime dehleyiverdi, kasıklarımız birbirine yapıştı. Doğrulup sımsıkı boynuna sarıldım. Kal geldi, öylece kaldım. Ağzım sonuna kadar açık, inlemeye, nefes almaya bile korkarak bekledim öyle… Sonunda bitmişti. O bitmek tükenmek bilmeyen giriş sona ermiş, aletin başı rahmime dayanmıştı. Kalınlığı duvarlarımı gererken, başı diplerimi zorluyordu.

“Ooohhhh….” Diyerek bir soluk verdim, kendimi yatağa bıraktım. “Dur… Bekle biraz n’olur…” diye yalvardım erkeğe…

Bekledi. Bacaklarımın arasında, mızrağını sonuna kadar içime sokmuş durumda bekledi. Dudaklarıma uzandı. Öpüştük. Buz gibi olmuştu dudaklarım acıdan, ısıttı. Elinin biriyle memelerimi okşadı.

Dili ağzımın içinde, eli mememde, kalın aleti dibine kadar içime girmiş vaziyette, üstümde tüm ağırlığıyla baskı yaparak eziyordu beni… Nefes almak için zorlanınca kalktı, ağırlığını dirseğine verip yavaş yavaş kıpırdanmaya başladı içimde… Tüm kalınlığını hissediyordum kıpırdandıkça… Sanki damarları bile ayrı hissediliyordu. Yavaş yavaş çıktı içimden… Yarıya kadar… Tekrar girdi yara yara… Dipledi. Tekrar çıktı, tekrar girdi.

Zevk duygusu, şehvet geri gelmeye başlamıştı. Bacaklarımın arasında piston gibi çalışan alet beni inanılmaz muhteşem zevklere gark ediyordu. Gözlerim kayarak beline sarıldım. Bacaklarımın arasında inip kalkan kalçalarını tırnakladım… Canı yandıkça mızrağını bana daha çok batırdı. Daha çok zevk verdi.

Sonlara doğru hızlandı. Artık beni gözetmeyi bırakmış, kendi zevkine düşmüştü. Tümüyle çekiliyor, başı çıkar gibi olunca tekrar içime gömülüyordu koca alet… Taşakları arkalarıma vuruyordu.

“Hap falan alıyorum dedin di mi sen?” diye sordu dişlerinin arasından… Kasılmalarından anlamıştım zaten, boşalmak üzereydi.

“Evet…” dedim, boynuna sarıldım sımsıkı… “Evet… Boşal içime… Tohumlarını boşalt bana…”

“Aaagghhhh…” diye nerdeyse böğürerek son bir saplama yaptı amıma, öylece kaldı. Sanki yatağa kazık batırıyormuş, beni yatağa çiviliyormuş gibiydi. Girip çıkma olmadan sadece kasılıyor, tohumlarını içime püskürtüp duruyordu. Belgesellerdeki hayvanların çiftleşmeleri, aygırların dişiyi döllemesi gibi bir şeydi…

İçimdeki sıcaklığı hissedince ben de kendimden geçtim zaten… Erkeğim içimde titreyip püskürürken bende de kasılmalar başladı. İçimdeki kalınlığı sağmaya başladı vajinam…

Neden sonra kendime geldim. Yarı ölü gibiydim. Cafer abi içimden çıkmış, yanımda yatıyordu. Canavar bacaklarının arasında yarı inik uzanmış, ucunda spermleri parlıyordu. Kolumu kaldıracak halim yoktu. Duvardaki saate baktım, eve geldiğinden beri iki saati geçmişti. İki saatten fazla bir süredir sevişiyorduk.

“Gitmemi ister misin?” dedi yanıbaşımdan… Saate baktığımı görmüş, gitmesini istediğimi zannetmişti. Yan döndüm, kaslı vücuduna tırmanır gibi sarıldım. Bacağımın birini aşırıp bacaklarının üstüne attım.

“Hayır” dedim gülerek… “Seni bırakmam kolay kolay… Bir daha istiyorum…” O da yan dönmüştü. Eliyle belimi, kalçalarımı okşuyordu. Kalçamı tutup sıktı,

“Ben de istiyorum. Daha doymadım sana Güllüm…” dedi. “Hem bir hayalim var, bu güzel kalçalarına hastayım senin, ilk gördüğüm günden beri…” Güldüm, kocaman elleriyle pençelediği kalçamı sallayıp sordum,

“Bak sen… Ne hayaliymiş o?” diye sordum. Beğenilmek hoşuma gidiyordu her kadın gibi…

“Dedim ya… Hastayım kalçalarına… O yürürken kaba etlerini titretmelerin, çalkalamaların yok mu? Deli oluyorum hep, her gördüğümde sikmek istiyorum seni… O titreşen kalçalarının arasına yarağımı sokmak istiyorum. Götünden sikmek istiyorum seni…”

“Yoo… O olmaz işte… İzin veremem… Bu koca sikinle yırtarsın beni erkeğim… Hak yolu varken… Boş ver… Ben sana her türlü zevk veririm…” dedim ümitsizce… Küçücük deliğime bilek kalınlığında aletin nasıl gireceğinin hayalinden bile korkarak… Yalvardım. Üstelemedi fazla…

“Peki canım…” dedi. “Zaten amcığın öyle dar ki, başka kadınların göt deliği halt etmiş yanında… Ama seni sikerken kalçalarını görmek istiyorum. Hadi domal da, biraz arkandan gireyim amına…”

“Yorulmadın mı sen? Dinlenmek istemiyor musun?” dedim kocamın performansını hatırlayarak…

“Hayır, yeni başladık zaten… Öyle çabuk kurtulamazsın bebeğim… Geceye kadar sikicem seni… Kaç posta yersin bilmem artık…”

“Peki kocacım, gel öyleyse…” dedim. Yatakta kalkıp dizlerimin üzerine domaldım. O hayran olduğunu söylediği kalçalarımı titreterek erkeğimi bekledim. O da anında kalkmış, arkamda yerini almıştı bile… Hayran hayran bakıyordu kalçalarıma… Ellerini koyup okşadı…

“Hadi… Titretsene şunları… Yolda yürürken yaptığın gibi…”

“Nasıl yapıyormuşum Cafer abi? Normal yürüyorum işte…”

“Farkındasın bal gibi orospu… Mahsus yapıyorsun erkekler baksın diye değil mi? Azgın fahişe… Her gören erkeğin siki kalkıyor sana bakarken inan…”

“Böyle mi yapıyorum?” dedim, kalçalarımı titrettirdim oryantal yapar gibi…

“Ohhh… Evet… Böyle… Şuna bak, nasıl titriyor kalçaların… Ohhh… Azgın orospum benim…” Ellerinin yanına dili de gelmişti. Arka deliğimi yalıyordu. Kalçalarım titrerken ben dilinin verdiği zevkle titredim.

“Ohhh…” diye inledim.

“Nasıl orospum? Zevkli mi? Yalamaya devam edeyim mi, ister misin?”

“Evet, evet…” dedim inlerken… “Devam et… Yala… Büzüğümü yala… Dilin çok zevk veriyor abi… Ohhhh…”

Yalamaya devam etti. Parmakları da klitorisimi okşuyordu bir yandan… Başını arkama gömdü iyice… Bastıra bastıra, arka deliğimden önüme, ön deliğimden arka deliğime yalaya yalaya bitirdi beni… Zevk sularım bacaklarımdan aşağıya süzülmeye başlamıştı. Heba etmek istemedim,

“Hadi abi, sok şunu içime…” diye feryat ettim.

“Oh, abin kurban olsun sana kız…” diyerek kalktı. Beni yalarken, inlemelerimden etkilenip taş kesilmiş sikini arkama dayadı. Minik deliğime sokacak diye korkarken o biraz okşayıp aşağı indi, amıma dayayıp zorlamaya başladı.

“Ahhh…” diye inlerken dudaklarımı ısırdım, çarşafı avuçlarımda sıktım güç almak istercesine… Başı zorluyordu girişimi… Bacaklarımı araladım biraz daha alçalarak… Hala zorlanıyordum. Sonra şrrakk… diye bir şaplama… Canımın acısı kalçalarımdan çıktı. O pek beğendiği kalçama hatırı sayılır bir şaplak atmıştı zalim…

“Ahhh… Ne yaptın abi?” diye bağırırken arkadan ikincisi geldi diğer kabama… “Ohh… Yapmaa…” diye inledim acıyla…

“Çok güzel kalçaların Güllüm… Vura vura sevmek istiyorum bunları… Çok güzel… Hep bunun hayalini kurdum ben… Seni, kalçalarını döve döve sikmenin hayalini kurdum. Harika…”

Kale kapımı zorlayan tokmağını çekmeden kalçalarıma şaplak atıp duruyor, canımı yakıyordu. Her vurduğunda zıplıyordum yerimden… Arkamda durarak vurduğundan ne zaman vuracağını, elini ne zaman kaldırdığını bilemiyordum. Habersiz geliyordu şaplak, canımı yakıyor, hoplatıyordu beni…

Tüm dikkatimi gelecek şaplaklara vermiştim. Acıyla inleyip duruyordum. Bir vuruş daha, bir şaplama daha… Her vurduğunda zıplıyor, etlerim titriyordu acının şiddetinden… Sonra bir baktım ki, ben kalçalarımın acısıyla uğraşırken, acıyla hoplayıp zıplarken, o koca mızrak arkamdan içime girmiş tamamen, kasıkları kalçalarıma yapışmış…

“Ohhh… Bittim ben…” dedim son bir nefes vererek… “Bitirdin beni Cafer abi…”

“Cafer abin kurban olsun sana yavrum…” dedi üstüme eğilerek… Siki bayrak direği gibi amıma girmiş, o ise elini uzatıp alttan klitorisimi okşuyordu. Kalçalarım acıdan yanarken bir yandan da parmaklanan klitorisimden, içime giren kalın sikin zevkinden titriyordum. Hiç yaşamadığım zevklerdi bunlar, hayatımda tatmadığım… İlginç… Değişik…

Arkamda gidip gelmeye başladı. Kalçalarımı tutuyor, güç alıp üstüme saldırıyor, sonra geri çekiliyordu. Elini çektiği klitorisimle ben ilgilenmeye başladım. Dilimle ıslattığım parmaklarımın arasında eziyordum kabarmış zevk organımı…

Dakikalar boyu gidip geldi arkamda… Titreyen kalçalarımı seyrede seyrede sikti beni erkeğim… Defalarca orgazma ulaştırdı beni… Sonunda dayanamaz hale gelmiştim ki, boşalmaya başladı tekrar… Döllerini boşalttı vura vura…

Kıpırdayacak halim kalmamıştı. Yatağa serilip kaldım. Cafer abi hızlı hareketlerle kalktı, giysilerini toplamaya, giyinmeye başladı. Saate baktım, konserin ortalarında olmalıydı millet… Biraz sonra dağılmaya başlarlardı. Ayrılık vakti gelmişti.

“Abdest almayacak mısın?” dedim saçma sapan…

“Evde alırım, duş da alırım, abdest de…” dedi. Giyinip yanıma geldi. Yorgundum, bitiktim. Yanağımdan, dudağımdan öptü, amımı avuçladı.

“Harikaydın…” dedi. “Sen de beğendin mi, zevk aldın mı Güllüm?”

“Halimden belli olmuyor mu Cafer abi? Bitirdin beni… Yaşamadığım şeyler yaşattın, tatmadığım zevkler tattırdın bana… Mahvettin beni…”

“Sen yeter ki iste, her zaman yaşatırım bu zevkleri sana bebeğim…”

“Yaşat… Her zaman yaşat… Şimdi anladım kadınlar neden sensiz yapamıyormuş.”

“Hadi sen de kalk güzelim. Biraz sonra herkes gelir, yakalanma bu vaziyette…” diyerek çıktı gitti.

Dediğini yaptım, kalkıp ortalığı topladım, yırtılan elbisemi, çamaşırlarımı çöpe attım. Banyo yapıp giyindim ki çocuklar eğlenceden geldiler. Bir patırtı, bir gürültü, yatana kadar telaş sürdü.

Gece herkes uykuya çekildiğinde ben de yatak odasının kapısını kapattım, çırçıplak soyunup kendimi yatağıma attım. Adam mahvetmişti beni gerçekten… Dibime kadar sikilmiştim.

“Demek ki sevişmek, seks, orgazm dedikleri şey buymuş…” diye geçirdim aklımdan… Elimi uzatıp öpülmekten şişmiş dudaklarımda, erkeğin diş izleri yaptığı memelerimde, örselenmiş kadınlığımda gezdirdim. Savaştan çıkmış gibiydim. Yorgun, bitkin…

Fakat tüm bitikliğime karşın mutluydum. Gülümseyerek uykuya bıraktım kendimi… Biliyordum ki, bu kadarla kalmayacaktı bu sevişmeler… Devam edecekti.

Categories
Uncategorized

kocama aşıkım ama başka yaraklarda yiyiyorum

kocama aşıkım ama başka yaraklarda yiyiyorum
(Sertap 36 Y., İzmir)
Selam. Ben Sertap. Bu hikayemi evli olan kadınlara, bu büyük tadı kaçırmamaları ve hayatlarında alabilecekleri en büyük mutluluğa ulaşabilmeleri için yazıyorum. Mutlu bir evliliği olan bir çiftiz. İzmirde oturuyoruz ve 3 yaşında bir kızımız var. Ben bir şirkette üst düzey yöneticiyim, eşim de bir reklam firmasında iyi bir mevk**edir. Evliliğimizin ilk 5 yılı boyunca çok güzel bir ilişkimiz vardı ve seks hayatımızda da gayet iyi bir birlikteliğimiz olduğunu düşünüyordum. Bunu düşünmemdeki sebeb, işlerimizin yoğun olmasına rağmen haftada bir gün sevişmemiz, seks yapmamız ve bunun bana yetmesi ve her sevişmemizde, seks yapmamızda orgazm olabilmem, eşimi sevmemdi.

Geçen yıl bir toplantı için İstanbula gitmem gerekiyordu. İstanbula gittiğimde toplantı gayet iyi geçti, ama oldukça da yorgundum. Otele gittim ve bir duş aldıktan sonra yatakta biraz uzandım. Birkaç saat uyumuşum, uyandığımda saatin 22 olduğunu fark ettim. Oldukça da acıkmıştım, bu saatte ne yiyebilirim diye düşündüm, üzerime yaz olduğu için ince bir bluz ve mini etek geçirdim, makyajımı yaptıktan sonra aşağıya otelin lobisine indim ve resepsiyona neler yiyebileceğimi sordum. O anda saat 23 olmuştu ve resepsiyondaki görevli otelin barında içecek ve yiyecek bir şeyler bulabileceğimi söyledi. Otelin barına doğru giderken o kapıdan girdiğimde hayatımda çok yeni ve güzel bir şeylerin başlayacağını nereden bilebilirdim. Bara gittim oturdum ve barmen bir sandviç hazırlayabileceğini söyledi. Barda 6-7 çift ve 5-6 yalnız erkek ve ben vardım.

Sandviçim geldi, yedim ve bir kadeh şarap içtikten sonra tam kalkacaktım ki, yalnız erkeklerden biri gözüme ilişti. Çok yakışıklı bir erkekti ve 35-36 yaşlarındaydı, gözlerimi ondan alamıyordum. Bir kadeh daha şarap içtim, sonra bir kadeh daha istedim. O sırada beklemediğim bir şey oldu, o yakışıklı genç bana doğru yaklaştı ve bana yanıma oturup oturamayacağını sordu. Çok heyecanlanmıştım, “Tabii buyurun!” dedim. Tanıştık, oturdu. Adı Hakandı. Biraz konuştuk. Gerçekten çok yakışıklıydı, kumraldı, saçları oldukça kısa kesilmişti ve ona çok yakışıyordu. Birden sıcak bir ortam oluştu, çok iyi espriler yapıyor, beni güldürüyordu. Saat bu arada gece 1 olmuştu ve bar iyice hareketlenmişti. Romantik bir şarkı çalıyordu ve çiftler dans ediyorlardı. Hakan, “Dans edelim mi?” dediğinde, hemen, “Olur! Böylesine yakışlıklı bir erkekle dans edilmez mi hiç?” dedim. Ve bunu ona nasıl söylediğime ben de şaşırdım, biraz yüzümün kızardığını hissettim.

Dans etmeye başladık ve ona dokununca bacakaramda bir sıcaklık hissetim. Sanki birden bütün kan amıma hareket etmişti. Bir süre sonra daha yakından dans etmeye başladık. Bu arada konuşuyorduk da. Aklıma birden eşim ve kızım geldi, doğru bir şey yapıyor muydum, ama ondan çok hoşlanmıştım, suçluluk duygusu hissediyor ama kendimi alamıyordum. Bu arada Hakan beni iyice kendine doğru çekmişti, vücutlarımız birbirine iyice değiyordu. İnce bluzumun altında sert ve sıcak bir şeyin bana değdiğini hissediyordum, Hakanın penisi kalkmıştı ve bu sıcaklık kanımı hareketlendirmişti. Ben daha da sarıldım. Yarım saat kadar dans ettikten sonra tekrar oturduğumuzda, Hakanın, “Daha fazla vakit kaybetmeyelim istersen!” dediğinde ne demek istediğini anlamıştım. Ama bunu yapabileceğimi hiç düşünememiştim. Eşimi düşünüyordum. Eşim beni bir keresinde aldatmıştı, ama ne de olsa o erkekti. Kızıma karşı sorumluluklarım, Hakan güvenilir bir erkek mi, hastalık kapar mıyım soruları ard arda geliyordu.

Üstelik daha önce hiç bir erkeğe bu gözle bakmamıştım. Benim için tek bir erkek vardı, o da eşimdi. Elime eşimden başka erkek eli değmemişti diyebilirim. Eşimi çok seviyordum, ona aşıktım ve hiç aklımda böyle bir fikir bile yoktu. Nedense buna benim de hakkım vardı diye düşündüm, ama yine de cesaret edemiyordum, hiç tanımadığım bir erkekle nasıl birlikte olabilirdim, daha sonra beni ve ailemi rahatsız eder miydi, beni başkalarına anlatır mıydı acaba. Büyük bir ikilemin içindeydim, ne diyeceğimi bilemiyordum, denemeli miydim bilmiyordum. Siz olsaydınız ne yapardınız acaba? Ama içimde öyle bir his vardı ki, canım seks istiyordu, yabancı bir erkekle bunu konuşuyor olmak da bana ayrı bir heyecan veriyordu. Hakan çok iyi niyetle, “Boş ver, teklifimi unut, özür dilerim, bir an seni çok istedim, cesaretim için affet!” dedi. Bir anda cesaretimi toplayıp dudaklarını öptüm. Ve o tad hala içimi kıpırdatır, harikaydı, bütün vücudum ateşler içindeydi sanki. Hemen, “Nereye gideceğiz?” dedim. “İster senin odana çıkalım, istersen benim evime gidelim, çok hoş bir evim var, nasıl rahat edersen. İstersen bize gidelim sadece uyuyalım, her şey sana bağlı!” dedi.

Beraber çıktık ve otelin park yerindeki Lüx bir Jeepin kapısını açtığında, kendi kendime ne yaptığımı sorguluyordum, sarhoş değildim ve çok heyecanlıydım, ağzımın kuruduğunu hissetim. İstanbulu pek bilmiyordum, ama Sarıyere doğru giderken konuşuyorduk. Eşimden ve kızımdan bahsettim. Hakan bekarmış. Evi müstakil bir evdi ve çok güzeldi. Ne iş yaptığını sorduğumda iş adamı olduğunu söyledi. Evin içi de çok güzeldi ve zevkle döşenmişti. Salonda oturduk, karnımın acıktığını söyledim ve beni mutfağa davet etti, dolapta bir şeyler olabileceğini, bakmamı söyledi. Dolabı açtığımda çok sevdiğim o çikolatalı pastayı gördüm ve bir parça alarak salona geçtik. “Televizyon seyredelim mi?” dedim, hala çok tedirgindim. Ve bana hiç sarkıntılık etmeden konuşuyorduk. Televizyonu açtı, kumandayı bana verdi. Onun bu sakin hali beni rahatlatmıştı, huzursuz değildim artık ve TV’nin kanallarını zaplamaya başladım, paralı yayınların birinin Erotik kanalı çıktı birden karşıma. Bir kadın ve iki erkek sevişiyorlardı, paralı yayınlarda bu kadar açık pørnø gösterdiğini bilmiyordum. Kadın erkeklerden birinin penisini ağzına almıştı, diğeri de kadını sikiyordu. Çok heyecanlandım, ama Hakana da bakamıyordum. Hakan, “Seyretmek istersen pørnø CD’ler de var, bak istersen.” dedi ve televizyonun yanındaki kütüphaneyi gösterdi.

Ayağa kalktım ama bacaklarım resmen titriyordu. Kütüphanenin yanına gittiğimde en az 100 tane pørnø CD’den oluşan pørnø kolleksiyonu vardı. Üzerlerinde resimler de vardı. Hepsine tek tek baktım ve Hakana, “Ne çok CD’in var!” dedim, güldü. Üzerinde Big Dicks (Büyük Yarraklar) yazan CD’yi Hakana uzattım, seçtiğim CD’yi görünce gülüştük. Hakan CD’yi Playere taktı ve “Ben bir duş almak istiyorum, olur mu? Sen seyret!” dedi, ben de başımı salladım. Hakan gitti ve ben seyretmeye başladım. Daha önce pek pørnø film seyretmemiştim, eşimle 1 veya 2 kez seyretmiştik, evliliğimizin ilk yıllarında. Eşimle seyrettiğimiz filmdeki erkeklerin penisleri öyle büyüktü ki, kocamınki onların yanında küçücük kalıyordu. Eşimle Penis boyları hakkında biraz yorum yapmış ve sonra da eşimin Penisini ölçmüştük, eşiminki 16 cm idi. Ama Hakanın CD’sindekiler, eşimle seyrettiğim filmdekilerden çok daha büyük ve kalındı.

Yaklaşık 20 dakika sonra Hakan banyodan geldi, üzerinde bornoz vardı ve yeni yıkanmış hali çok hoştu. “Nasıl gidiyor?” dedi. Ben de filmdeki Penislerin ne kadar büyük olduğunu söyleyerek, “Baksana, bunlar gerçek değil herhalde?” dedim. Güldü. “Neden gülüyorsun?” dediğimde, “Benimki onlardan daha büyük ki!” dedi. İnanmadım, “Yalan söylüyorsun!” dedim. Yanıma geldi, “İnanamıyorsan bornozun altına bak!” dedi. Ben de, “Yalan, kesin yalan!” dedim. Bu arada, hem izlediğim filmden, hem de Hakanla bunları konuşmaktan amımın suyu akmaya başlamış ve oldukça ıslanmıştı, külodum bile sırılsıklamdı. Hakanın Penisi bornozun altında ve burnumun önünde duruyordu. Ben oturuyordum, Hakan ayakta duruyordu. Hakanın gözlerine bakarak bornozunu aralamak için ellerimi uzattım. Bornozunu açtığımda gözlerim aşağıya kaydırdım ve kocamdan başka ilk defa bir erkeğin Penisi ile karşı karşıyaydım. Okadar heyecanlanmıştım ki onu çıplak görünce, amımın ısındığını hissediyordum. Üstelik dediği gibi, Penisi inik haliyle bile öyle büyük ve kalındı ki, inik hali kocamın penisinin kalkmış halinden çok daha büyüktü. Çok şaşırmıştım ve öylece bir kaç saniye dona kalmıştım. Gözlerimi ondan alamıyordum, çok büyük ve kalın olmasının yanında çok da güzel bir penisti. Bir penisin bu kadar güzel olabileceğini hiç düşünmemiştim.

Tam ona dokunacaktım ki, Hakan beni kollarımdan tutarak kaldırdı ve bornozunu çıkardı. Tamamen çıplaktı ve vücudu çok güzeldi. Dudaklarımdan öpmeye başladı, ben de kollarımı boynuna dolayıp sarıldım. Kocamdan başka bir erkeğe çırılçıplakken ilk defa sarılıyordum, çok güzel bir histi. Sonra o beni öperken poposunu elledim, öyle güzel ve değişik bir duyguydu ki anlatamam. İki elimle poposunu sıkıca sıktım ve bana doğru çektim onu. Sonra heyecanla Penisine baktım, ki ben ona yarrak diyeceğim, yarrağı gittikçe büyüyor ve devleşiyordu adeta. Bir elimle yarrağını tuttum ve bir elimle poposunu tutuyordum. Hakan elleriyle eteğimi kaldırarak popomu ellemeye başladı. Hakanın yarrağını öpmek istedim, normalde Penisi ağzıma almayı çok sevmezdim, kocamın penisini de mümkün olduğunca öpmezdim, yani benim midemi bulandırırdı genelde, kocam istediği halde ben öpmezdim. Ama Hakanın yarrağını öpmek için içimde dayanılmaz bir istek duyuyordum. Zorlukla dudaklarımı Hakanıın dudaklarından ayırdım ve önüne eğildim. O harika yarrak karşımda duruyordu, iki elimle onu ellerime aldım, büyüklüğünü nasıl tarif etsem, bir büyük salam kadardı. Elimde dünyanın en güzel yarrağı vardı.

Hakanın yarrağının başından öpmeye başladım, tadı çok güzeldi, kocamın Penisini öperken hiç böyle hissetmemiştim. Demek ki yarrakların tadı da farklı olabiliyormuş, bu sefer hiç midem bulanmıyordu, dudaklarımı yarrağından uzaklaştıramıyordum, her milimetrekaresini öpmek, yalamak istiyordum. Hakan beni kaldırdı ve bluzumü çıkardı. Göğüslerim büyük sayılmazdı ve hafif sarkıktır diyebilirim, ama heyecandan göğüs uçlarım dimdik olmuştu. Hakan dudaklarını meme uçlarıma değdirdiğinde adeta zevkten çıldırdım. Hakan biraz sonra eteğimi de çıkardığında sadece külodum kalmıştı üzerimde. Kocamdan başka bir erkeğin karşısında sadece küldumlaydım. Aslında başka bir erkeğin karşısında soyunamıyacağımı, vücudumdan utanacağımı düşünüyordum. Kendimi pek güzel bulmuyordum, ama Hakandan hiç utanmadım, onun karşısında çıplak olmak hissi, onun benim göğüslerime, küloduma bakıyor olması hissi ve benim onu çırılçıplak görüyor olmam kadar harika bir şey olamazdı.

Hakan külodumun üstünden popomu, amımı okşuyordu, “Külodun ne kadar ıslanmış!” dedi. Ben de, “Bu yarrağın karşısında ıslanmasın da ne yapsın, harika bir yarrağın var, kocamın Penisinin iki katından bile büyük, kocamınkini öpmeyi pek sevmezdim ama senin yarrağını ağzıma almak istiyorum, yatar mısın?” dedim. Hakan beni tutarak yatak odasına çıkardı. Yatağı oldukça büyüktü ve çarşaflar tertemizdi. Yatağa yattı, yarrağı dimdik bir abide gibi duruyordu. Hemen yarrağını öpmeye başladım. Harika kokuyordu, derin bir nefes aldım, kokusunu içime çektim. Hakan popomdan tutarak beni çevirdi ve amımı külodumun üzerinden öpmeye başladı. Harika öpüyordu. Gerçi kocamın da amımı öpmesinden hep hoşlanmışımdır. Ama evli bir kadın olarak, başka bir erkeğin dudaklarının, dilinin amının dudaklarında gezmesinin çok daha başka güzel hisler uyandırdığını fark ettim.

Külodumu çıkarıp amımı yalamaya devam ederken, ben de hayatımda gördüğüm ve o anda elimde tuttuğum en güzel yarrağı öpüyor, yalıyor, kokluyor, içime sindire sindire emiyordum. Bu arada taşaklarını da yalamayı ihmal etmiyordum, onları yalamak ayrı bir zevkti. Amım yalanırken, başka bir erkeğin o güzel yarrağını yalamak ne harika bir şey, anlatamam. Burada bir şey çok önemli, kocamı seviyordum ve onunla iyi seks yapardık, ama başka bir erkeğin kollarında olmak, başka bir erkeğin yarrağının yanında olmak, ona dokunmak öpmek, onu hissetmek öyle bir şey ki anlatamam, normalde ben böyle şeyleri hiç tasvip etmezdim ve eşini aldatan kadınlara çok kızardım. Herhalde en az yarım saat ben onun yarrağını, o da benim amını yaladı, doyamıyordum ona. Ama artık onu içime sokmak istiyordum, ancak acaba içime girer miydi, o kadar büyüktü ki, asla içime girmez bu dedim kendi kendime. Sonra Hakana dönüp, “Bu benim amıma girmez, çok büyük!” dedim. Hakan, “Merak etme, kadınların Vajinası genişleyebilir, bir de çok heyecanlanınca daha da büyüyebilir!” dedi. Beni sırtüstü yatağa yatırdı ve üzerime doğru geldi, çok korkuyordum, çünkü acıdan çok korkarım.

Hakan yarrağının başını sırılsıklam olmuş amımın dudaklarına sürtmeye başladı. Ben, “Hadi ama, sik beni!” diye yalvarıyordum artık. Yarağını amıma sokarken acıyla bağırdım, çok büyüktü ve girmiyordu. Hakan, “Acıyorsa girmeyeyim!” dedi. Ben, “Hayır, deli misin? Sik beni! Onu içimde istiyorum!” diye bağırıyordum. Birkaç kez yarrağının başını sokup çıkardıktan sonra amım genişlemeye başladı ve artık hemen hemen yarısını sokuyordu. Ve ben çok mutluydum, çünkü dünyanın en harika şeyi beni sikiyordu. Ama onun hepsini içime almak istiyordum, Hakanıın poposundan tutarak kendime çekiyor, onu daha çok hissetmek istiyordum. Artık iyice çıldırmıştım, “Beni daha hızlı sik erkeğim, benim sikicim ol!” gibi birçok şey söyledim. Yaklaşık 30-40 dakika beni hiç durmadan her pozisyonda sikti. Bu kadar uzun sikebilmesi de harika bir şeydi. Amım acıyor, ama çok büyük de zevk alıyordum, artık üst üste orgazm oluyordum. O beni sikerken en az 5 kez boşaldım. Herhalde filmlerde gördüğümüz o mükemmel sikişme sahnelerinden çok daha güzel bir şeydi ve sanki bulutlar üzerinde uçuyordum.

5 yıl boyunca kocamın beni çok iyi becerdiğini düşünmüştüm, ama şimdi fikrim tamamen değişmişti. Kocamdan aldığım zevk bunun yanında hemen hemen hiçbir şey değil gibiydi. Böyle bir şeyi yaşayacağımı hayal bile dahi edememiştim, hiç de düşünmemiştim. Bence bu genelde Türk kadınının aptallığı gibi geliyor. Erkekler aldatabilir, biz aldatamayız, erkekler kadınlara bakabilir, her kadını sikmek ister gibi bakar, benim kocam gibi, biz kadınlar bakamayız, biz hiç bir erkeğe bu beni ne güzel siker diye bakamayız, ben de böyleydim, hiç böyle bir şey düşünemezdim. Ancak şu bir gerçek ki, sokakta gördüğümüz erkeklerin bir kısmı hem yakışıklı ve hem de güzel penisleri, yarrakları vardır ve bizi aslında şimdi sikildiğimizden çok daha güzel sikebilirler, bunları hiç düşünmeyiz. Kocam seviştikten sonra genelde, “Zevk aldın mı? Orgazm oldun mu?” diye sorardı, “Penisim küçük mü?” diye sorardı. Ve ben de, “Deli misin, ben çok memnunum!” derdim, gerçekten de öyle sanırdım. Ama Hakanın mükemmel yarrağı ve onun mükemmel sikişi ve aldatmanın harika hissi benim fikirlerimi değiştirdi. Bunun üzerinde çok düşündüm ve yaşadıklarımı yazmaya karar verdim.

Bana çılgın diyebilirsiniz. Esk**en ben de çoğu kadınlar gibi düşünüyordum. Oysa şimdi evliliğimiz de halen güzelce devam ediyor. Artık İstanbula gitmeyi çok seviyorum ve artık çevremdeki erkeklere bakarken onların yarraklarını düşünüyorum, hayal ediyorum. Artık eşimle daha çok pørnø film seyrediyoruz. Eşime özellikle, “Büyük yarraklı erkeklerin filmlerinden getir!” diyebildim ve eşim de bana, “Tabi ki tatlım, yeter ki sen iste!” diyerek dudaklarıma bir öpücük kondurdu. Bu olay bizi birbirimize daha çok bağlasa da, ben kadınlığımın tadını doyasıya çıkarmaya devam ediyorum açıkçası.

Categories
Uncategorized

ne hayal gücü ama film tadında… :)

ne hayal gücü ama film tadında… 🙂
Geçti?imiz a?ustos ay?nda s?cak bir ö?le üzeriydi,kar??dan esen s?cak meltem saçlar?m? savuruyor,az ilerimdeki in?aat?n önündeki kum tepeci?inden ald??? kum tanelerini gözümün içine serpi?tiriyordu.Bende bir yandan caddeden kar??ya geçmeye çal???rken bir yandan da kum yüzünden yanan gözlerimi ovu?turuyordum. Sonra birdenbire sanki kafama balyozla ?iddetle vurmu?lar gibi bir alg?laman?n ard?ndan her ?ey bir anda etraf?mda döndü ve adeta ku?tüyü bir yata??n üzerine dü?üyormu?um gibi garip bir hisle kald?r?ma dü?tüm.Yana??m sert kald?r?ma yap??m?? ?ekilde bir ara gözlerimi aralad???mda beyaz bir kad?n ayakkab?s?n?n burnumun dibine kadar girdi?ini fark ettim.Size enteresan gelecek ama o vaziyetteyken yan?ma gelen kad?n?n parfüm kokusunu alg?l?yor,hatta parfümünün markas? hakk?nda kafamda dü?ünceler bile olu?uyordu.. Sonra etraf?mda ko?u?malar ve sesli konu?malar duydum..en son hissetti?im ?ey ise bir araban?n içinin bo?ucu s?cakl???yd?.Aradan ne kadar zaman geçti bilmiyorum,gözlerimi açt???mda ilk gördü?üm ?ey tepemde yuvarlak beyaz bir avizenin üzerinde çiftle?en iki tane kara sinekti.S?rt üstü yatt???m yerden kafam? kald?r?p etrafa göz att???mda ise bir hastane odas?nda oldu?umu fark ettim.Kafamdan çe?itli dü?ünceler geçiyor,buraya nas?l geldi?imi hat?rlamaya çal???yordum ki odan?n kap?s? sessizce aç?ld?..içeriye bir afet-i devran girdi ki, benim babayi?it hasta halimizi umursamadan yerini yad?rgay?p ?öyle bir kafas?n? kald?rd?.Kad?n,30-35 ya?lar?nda sar? saçl?,ye?il gözlü, memeleri üzerindeki darac?k bodysini delip geçecekmi? gibi duran bal?k etli mükemmel bir varl?kt?.Bana’’geçmi? olsun Ferdi bey,kendinizi nas?l hissediyorsunuz’’derken bir yandan ac?kl? ac?kl? gözlerimin içine bak?yor bir yandan üzerimdeki nevresimi düzeltmeye çal???yordu.Belliki cebimdeki kimli?imi buldular diye dü?ündüm.Fakat bu güzel kad?n?n hem?ire olmad??? k?l???ndan k?yafetinden her ?eyinden belliydi..Ben yinede ihtiyatl? davranarak doktor musunuz acaba diye sorunca,yüzünde ?eker çalan küçük çocuklar?n tak?nd??? masum bir ifadeyle hay?r diye cevap verdi ve aç?klama yapmaya devam etti..bir yere acil yeti?mesi gerekti?i için arabas?yla biraz h?zl? gitti?ini,aniden kar??s?na ben ç?k?nca fren yapt???n? ama bana vurmaktan kurtulamad???n?,hastane masraflar?n? pe?in ödedi?ini hiçbir yerimde k?r?k ç?k?k olmad???n? ertesi gün taburcu olabilece?imi uzun uzun anlatt?..demekki kald?r?mda yatarken beyaz ayakkab?s?n? gördü?üm bu kad?nd?.?lerleyen saatlerde ise sohbetimiz büsbütün koyula?t?,ad?n?n Aysun oldu?unu, bir ithalat firmas?n?n orta?? oldu?unu 12 y?ll?k evlilikten sonra e?inden geçen y?l bo?and???n? hiç çocuklar? olmad???n? ama sorunun kocas?ndan kaynakland???n?,eski vekillerden olan babas?n?n miras b?rakt??? büyük bir evde kendisi gibi yeni bo?anan çocukluk arkada?? bir bayanla birlikte ya?ad???n? söyledi.O anda akl?ma bana arabas?yla vuran bu güzel kad?na bir oyun oynamak geldi.Otuz y?ld?r ?stanbul da ya?amama ra?men ona aslen ?zmirli oldu?umu ?stanbul a i? için geldi?imi,?stanbul da hiç akrabam olmad???n?,bana arabas?yla vurdu?u gün ?zmire gitmek için haz?rland???m? ama bu talihsiz kazan?n gerçekle?ti?ini söyledim.Bana bu vaziyette ?zmir e gidip gidemeyece?imi sordu?unda imkans?z gidemem..ayakta duracak halim yok birkaç gün bir otelde dinlenirim herhalde diye cevap verince bekledi?im tepkiyi verdi ve istersen benim evde birkaç gün kalabilirsin ev çok büyük,bir sürü odas? var dedi.Tabi bu ,biraz nazdan tuzdan sonra raz?#61514;teklife bal?klama atlamak bana yak??mazd? oldum.Ertesi gün Aysun hastanedeki odama,beni evine götürmek için geldi?inde yan?nda birlikte ya?ad??? arkada??n? da getirmi?ti.Aman tanr?m o ne güzellikti…Aysun kadar iri memeleri olmasada mükemmel güzelli?e sahip bir poposu vard?.Angelina Jolly e benzeyen yüzüne k?sa siyah saçlar? o kadar yak??m??t? ki gözlerimi alam?yordum.Yar?m saat sonra iki güzel kad?n birer koluma girip beni hastane koridorundan geçirirken insanlar?n k?skanç bak??lar? adeta beni delik de?ik ediyordu.Aysun un kulland??? lüx arabayla yakla??k 45 dakikal?k bir yolculuktan sonra büyük demir kap? ve güzel bir bahçenin çevreledi?i eski konak biçimli triplex bir yap?n?n önüne geldik.?ki f?st?k hemen odam? haz?rlay?p yata??m? yapt?lar ve dikkatle beni yata??ma yat?rd?lar, benim telefonum kazada k?r?ld???ndan gerekti?inde onlar? ça??rabileyim diye Aysun kendi cep telefonunu ba?ucuma koydu.O andan itibaren tek dü?ündü?üm ?ey bu yavrular? nas?l sikebilece?imdi…hastal???m? falan unutmu?,bütün benli?imi dayan?lmaz bir sex arzusu kaplam??t?.Eve geldi?im gün vukuats?z geçti,üzerime o kadar dü?üyorlard? ki ak?am yeme?imi bile yata??ma kadar getirmi?lerdi.Ertesi sabah ikisi de i?lerine gidip evde yaln?z kald???mda ak?ama kadar bu yavrular? nas?l edipte sikebilece?imi dü?ünüp kafa patlatt?m ama sonunda dahiyane bir plan yapmaya muvaffak oldum.Onlar gelmeden hemen üzerimi giyinip bir cd dükkan?ndan Takashi Miike nin Cevaps?z Arama isimli gerilim filmini sat?n ald?m ve ard?ndan Aysun un telefonuna kendi kart?m? tak?p yak?n bir arkada??m? arad?m.Ona Aysun ve Nihal in cep telefon numaralar?n? vererek ak?am saat 10 dan sonra her 45 dakikada bir bu numaralar? aramas?n?,kaba de?il ama ürkütücü kelimeler kullanarak telefona ç?kanlar? korkutmas?n? tembihledim.Geriye yavrular?n eve gelmelerini beklemek kal?yordu.Aysun ve Nihal ak?am 8 gibi geldiler…hemen yan?ma gelip halimi hatr?m? sorduktan sonra du? al?p yemek haz?rlayacaklar?n? söylediler..benide salonda bir kanepeye alarak televizyon seyredersin dediler.Nihal e,sizde Vcd Player varm??diye sordu?umda evet cevab?n? al?nca derin bir oh çektim.Onlar?n du? almalar?,yemek haz?rlamalar? ve yemek yememizin ard?ndan saat 9.30 olmu?tu bile.Elimi çabuk tutmal?y?m diye dü?ündüm ve han?mlara..bu gün çok can?m s?k?ld???n?,biraz evin bahçesine ç?kt???m?,seyyar bir vcd sat?c?s? gördü?ümü ve seyretmek için bir film sat?n ald???m? ama sonra birlikte seyrederiz diye vazgeçip ak?am? bekledi?imi söyledim.Bunun üzerine Aysun elimdeki filmi al?p vcd player a takt?…arkada??m her an telefonlardan birini arayabilece?i için filmin ba??ndaki reklamlar? seyredecek vakit yoktu hemen kalk?p cd yi ileri sard?m ve film ba?lad?.Daha önce filmi seyretti?im için filme de?il han?mlar?n filme verdi?i tepkilere dikkat ediyordum.?kiside tam filmin etkisine girmi?lerdi ki Nihalin telefonu çald?.Telefonda neler konu?uldu?unu bilmiyordum ama nihalin yüzü ?ekilden ?ekle giriyordu.Ben neler oldu?unu,neden endi?elendi?ini sorunca..sap???n biridir önemli de?il diye cevap verdi ve tekrar filme geri döndük.Yar?m saat sonra bu kezde Aysunun telefonu çald? ayn? endi?e ve korkuyu Aysunun yüzündede görünce plan?m?n iyi i?ledi?ini anlam??t?m.Aysun ve Nihale telefonlar?n? kapatmalar?n? söyledi?imde bütün e? dost akraba ve i? ba?lant?lar?n?n bu telefonlar?n ucunda oldu?unu kapatamayacaklar?n? söylediklarinde benda yang?na körükle gidip hakl?s?n?z her ?ey olabilir dünyayla ba?lant?y? kesmemek gerek deyiverdim.Film bitti?inde saat 12 civar?yd? ama sexy dullar?n yüzlerindeki endi?eyide görebiliyordum..Sabah yine i?e gitmeleri gerekti?i için fazla sohbet edemeden ikiside yatmak istediklerini söyleyip odalar?na gittiler.Tabi bu arada telefonlara gelen ça?r?lar devam ediyordu.Ard?ndan bende odama çekilip üzerimde ne var ne yok ç?kartarak ç?r?lç?plak yata??ma yat?p olacaklar? beklemeye ba?lad?m.Aradan 45 dakika geçmi?tiki Aysun ve Nihal birlikte odam?n kap?s?n? çald?lar..telefonlar?n devam etti?ini,ikisininde ayr? odalar? oldu?unu,önce birlikte yatmaya karar verdiklerini ama yinede korktuklar?n? bu yüzden odama geldiklerini söylediklerinde neredeyse sevinçten uçacakt?m.Onlara bu gece ayn? odada kalabilece?imizi, ben varken hiçbir?eyden korkmamalar?n? iyice empoze ederken odada ba?ka yatacak yer olmad??? için ikisinide yata?a davet edip bu gece yan?mda emniyetle yatabileceklerini,hiç korkmamalar?n? söyledim.?ki kad?n benim ç?plak oldu?umu fark etmeden geldiler iki yan?ma yatt?lar..biraz sohbetten sonra ikiside bana arkas?n? dönüp uyumaya koyuldu ama k?p?rdanmalar?ndan uyumakta zorland?klar?n? anlayabiliyordum.bana ilk yüzünü dönen Aysun oldu.Bende ona yüzümü döndü?ümde nefeslerimiz birbirine kar??acak kadar yak?nla?m??,lo? ???kta birbirimizin gözlerine bak?yorduk.Bir süre bu ?ekilde bak??t?ktan sonra ben çar?af?n alt?ndan yava?ça Aysunun elini tutup sanki teselli eder gibi önce gö?süme koydum..oradan yava? yava? a?a??ya sikime do?ru götürdüm..ta? gibi olmu? dimdik sikime eli de?ince biraz tedirgin olup geri çekmek istedi ama elini bile?inden s?k?ca tuttu?um için kurtulamad? ve daha fazla direnmeyi b?rak?nca minicik,yumu?ak elini ta?aklar?ma kadar indirdim o da daha fazla dayanamam?? olacakki kendini koyverdi ve h?rsla ta?aklar?m? avuçlamaya sikimi s?vazlamaya ba?lad?.Ta? gibi kocaman olmu? yara??m?n ucundan s?zan zevk s?v?lar?n?n Aysunun eline bula?t???n? hissedebiliyordum.Sikimin ok?anmas? beni deliye çevirmi?ti hemen aysunun güzel dudaklar?na yumulup derin Frans?z öpücükleri kondurmaya ba?lad?m ç?lg?nlar gibi öpü?ürken bir yandanda iri melerini avuçluyor ucunu parmaklar?mla s?k?yordum di?er taraf?m?zda Nihal hiçbir?ey olmam?? gibi bize arkas?n? dönmü? yat?yordu ama onunda uyan?k oldu?undan emindim.Aysunun dudaklar?ndan yava? yava? boynuna oradan iri memelerine inip yalamaya ba?lad?m memelerinin misket gibi olmu? tatl? uçlar?n? ak**e ?ekeri gibi a?z?mda eritiyor onu zevkten inletiyor k?vrand?r?yordum yava?ça daha a?a??lara..göbe?ine ve oradanda tatl? am?na indim Aysunun balkutusu zevk s?v?lar?yla s?r?ls?klam olmu? alev alev yan?yordu.Kalçalar?na kadar indirdi?im mis kokulu külotunu bana daha fazla engel olmamas? için bir hamlede hoyratça çekip en ince yerinden kopartt?m art?k Aysunun kad?n kokan tatl? amc??? ve çiçek gibi göt deli?i dilime amadeydi.Dilimi bir am?na bir götüne sokuyor a?z?ma burnuma Aysunun zevk s?v?lar? bula??yordu bende onlar? zevkle yutuyordum.Ben Aysunun am?n? götünü dillerken yan?ba??mda arkas? bize dönük yatan Nihalin sol kolunun ritmik hareketler yapt???n? fark ettim çar?af?n alt?nda ne yapt???n? göremiyordum ama tahminim do?ruysa harika olacakt?. Aysunun zevkten v?c?k v?c?k olmu? am?n? yalarken sanki yanl??l?kla olmu? gibi elimi Nihalin ön taraf?na do?ru kayd?rd???mda elinin e?ofman?n?n içinde oldu?unu,onunda gizlice am?n? parmaklad???n? fark ettim.Dilimi Aysunun am?ndan çekerek Nihali nazikçe s?rt üstü çevirip bir hamlede e?ofman?yla birlikte külotunu a?a?? indirdim ve onunda zevkten s?r?ls?klam olmu? am?n? yalamaya ba?lad?m.Bir yandan parma??mla Aysunun göt deli?ine masaj yap?yor bir yandanda Nihalin buram buram sex kokan tatl? am?n? dilimle mest ediyordum.?ki azg?n dulun uzun zamand?r yara?a hasret kald?klar? her hallerinden belliydi.?kiside zevkten deliye dönmü? tatl? tatl? inliyor,kal?n ve damarl? yara??m? amlar?na bir an önce sokmam için telepatik olarak yalvar?yorlard?.Sikimin tad?na ilk Aysuna bakt?rmaya karar vererek Nihali b?rak?p Aysunun bacak aras?na geçtim kaz?k gibi olmu? kocaman sikimi am?n?n dudaklar? aras?nda biraz gezdirdikten sonra s?r?ls?klam amc???na birden kökledim Aysun derin bir oh çekip ba??n? geriye atmas?yla beni belimden s?k?ca yakalamas? bir oldu..yara??m? her kökleyi?imde nihayet..nihayet diye ç??l?klar at?yor ate? gibi amc???yla koca sikimi bo?luk b?rakmadan s?k?ca sar?yordu.Bu arada Nihal dizlerinin üzerinde do?rulmu?,ben Aysunu sikerken oda boynumu kula??m? yal?yor tatl? nefesiyle beni deliye çeviriyordu.Az sonra aysun sikimin alt?nda sars?la sars?la bo?al?rken,erke?immm..can?m kocac???mmm..diye yüksek sesle ç??l?klar at?yor sanki sikimi am?n?n içinde k?r?p oradan hiç ç?karmak istemiyorcas?na sert hareketler yap?yordu.Nihayet orgazm olup sakinle?ti?ini fark edince zevk s?v?lar?na bulanm?? sikimi Aysunun am?ndan çekip Nihal i saçlar?ndan tutarak yara??ma do?ru yakla?t?rd?m.Nihal yara??m? yüksek devirli bir elektrik süpürgesi gibi emiyor,sikimi a?z?na her soku?unda sanki içimden bir ?eyler kopuyormu? hissi veriyordu.Azg?n dul Nihali yaraktan daha fazla mahrum etmeye hakk?m olmad???n? dü?ünüp arkas?n? çevirip domaltt?m..am?n?n zevkten kabarm?? dudaklar? arkas?ndan ta?ak gibi ç?km??,içine girmesi için adeta sikime yalvar?yordu.Kar??mdaki arzulu ve sikilmeye haz?r am?c??? daha fazla bekletmedim..zevkten kaz?k gibi dikelip,kafas? kad?n yumru?u gibi kocaman olmu? yara??m? Nihalin uzun zamand?r yarak girmeyen am?na dayay?p ta?aklar?ma kadar kökledim.Nihal zevkten adeta kudurmu?,ben am?na kökledikçe kafas?n? sa?a sola sall?yor bir eliyle de a?a??dan ta?aklar?m? avuçlam?? can?m? ac?t?yordu.Az sonra Nihal de kal?n yara??m?n verdi?i sonsuz hazza boyun e?ip ç??l?klar atarak bo?al?p rahatlad?..ama benim azman siki?meye doymuyordu.Bu kez Nihali b?rak?p tekrar Aysun a döndüm..onu yüzükoyun yat?r?p göbe?inin alt?na iki tanede yast?k koyarak poposunu yükseltince karaincisi bütün ihti?am?yla hizmetime girdi..hemen e?ilip misler gibi göt deli?ini dilimle yumu?at?p yara??ma haz?rlamaya ba?lad?m.Göt deli?inin iyice yumu?ay?p kendini b?rakt???ndan emin olduktan sonra hala siki?e doymayan yara??m? muhte?em Karaincisine dayay?p yava?ça kafas?n? içeri soktum…azg?n dul sikimi götünden ç?karmam için yalvar?yor ac?yla kar???k zevk ç??l?klar? at?yordu.Onun ç??l?klar?na ald?rmay?p sikimi köküne kadar götüne soktum gidip geldikçe deli?ini kasmay? b?rak?p k?z??m?? azg?n bir k?srak gibi alt?mda dans etmeye ba?lad?.Ben Aysunun götünü sikerken Nihal de bo? durmuyordu. Arkama geçmi? popomu yal?yor küçük ?s?r?klar atarak beni kudurtuyo?du..anlad?mki daha yara?a doymam??t? esmer güzeli azg?n dul..Bir yandan Aysunun darac?k götünü sikerken bir yandan elimi arkaya at?p Nihalin k?sa saçlar?n? yakalad?m ve kendime çekip alev gibi yanan dolgun dudaklar?n? emmeye ba?lad?m..sonra bacaklar? aras?na Aysunun s?rt? gelecek ?ekilde önümde domalt?p onunda göt deli?ini doya doya yalamaya sikim içim ideal duruma getirmeye ba?lad?m..göt deli?ine her darbesi at???mda poposunu yüzüme daha çok bast?r?yor am?ndan s?zan zevk s?v?lar?n? çeneme bula?t?r?yordu.Bende zaman zaman dilimi götünden çekip salg?lad??? s?v?lar? kana kana yalay?p yutuyordum.Aysunun orgazm oldu?unu art?k poposunu alt?mda y?lan gibi k?vrand?rmamas?ndan anlad?m ve sikimi s?k? s?k? kavrayan s?cak götünden çekip onun s?rt?nda bana domalm?? duran Nihalin götüne dayad?m.Yara??m? Nihalin darac?k ama istekli götüne yava? yava? sokarken Aysun gibi ç?karmam için yalvarm?yor..aksine dahada köklemem için poposunu sikime do?ru bast?r?yordu.Nihalin güzel götünü Aysunun s?rt?nda yar?m saat kadar siktikten sonra art?k takatimin kalmad???n?,döllerimin d??ar? ç?kmak için sikimin s?n?rlar?n? zorlad???n? hissederek kendimi orgazm olmaya ?artland?rd?m.Nihalin s?cac?k ve dar götünü biraz daha siktikten sonra sikimi ç?kar?p Nihali ve Aysunu yan yana s?rt üstü yat?rarak bende üzerlerinde aya?a kalkt?m.Patlamak üzere olan sikimi birkaç saniye elimle s?vazlad?ktan sonra yara??m?n kafas?n? döl ya?muruyla sulan?p beslenmeyi bekleyen Aysun ve Nihalim yüzüne do?ru e?erek ?iddetle bo?ald?m.Spermlerim sikimin ucundan öyle tazyikli ve bol ç?k?yorlard?ki döllerimi azg?n dullar?n yüzüne itfaiye hortumuyla f??k?rt?r gibi f??k?rt?yordum…onlarda zevkle döllerimi yalay?p yutuyor,?ifal? bir iksir gibi elleriyle memelerine ve yüzlerine sürüyorlard?.Birlikte ya?ad???m?z bu mükemmel hazz?n ard?ndan azg?n dullar?n ortalar?na uzan?p onlar? birer koluma yat?rd?m.Bir yandan saçlar?n? öpüp kokluyor bir yandanda onlar? sikebilmek için ba?tan beri planlad???m muzipliklerimi anlat?yordum..ikisindende tek kelime tepki almay?nca bu maceran?n onlar?nda çok ho?una gitti?ini anlayarak rahat bir nefes al?p rahatlad?m.Beni affettiklerinin en bariz ispat?da ertesi gün ikisininde i?e gitmeyip sex partimize kald???m?z yerden devam etmemizdi. Burada anlatt???m an?m tamam? ile gerçek olup,söz konusu ki?ilerin isimleri de?i?tirilerek onlar?n müsaadesiyle yay?nlanm??t?r.

Categories
Uncategorized

Hayatımın Yeni Dönemine Hoşgeldiniz

Hayatımın Yeni Dönemine Hoşgeldiniz
Boş ve tam bir ezik olarak yaşadığım lise hayatı sonrası üniversiteye başlamamla birlikte bambaşka bir insan olmuştum. İstanbul’da ailemden uzakta yalnız yaşıyordum. Maddi yönden de ailemden gerekli desteği gördüğüm için adeta benden kralı yoktu. Okulun ilk dönemi gayet iyiydi yeni insanlar tanıyordum, yeni ortamlara giriyordum.

Boş zamanlarımda bol bol spor salonuna gitmeye başlamıştım kısa sürede (kısa dediğime bakmayın en az 4 ay harcadım) vücudum şekle girmişti. Ardından kulağımı deldirip küpe takmaya başladım. Okulda dövme yapan bir çocukla tanışmıştım. Vücudumun çeşitli yerlerine dövme yaptırıyordum. Bunları piercingler takip etti. Bu ufak değişimler işe yaramıştı fiziğim sayesinde okulda ve sokakta bir çok kızın dikkatini çekmeyi başarmıştım ama asıl değişim kafada başlar dedikleri şeyi gördüm.

Bir akşam sürekli takıldığım pubda tek başıma otururkem masama benden 5-6 yaş büyük uzun saçlı, sakallı biri geldi ve “boşsa oturabilir miyim?” dedi. Bende buyur ettim. Konuşmaya başladık adı Can’dı. Konservatuar mezunu olduğunu ve tiyatrocu olduğunu söyledi. Daha sonra Can abi ile sık sık görüşmeye başladık. Can abi resmen benim akıl hocam olmuştu. Ondan beden dili, konuşma, kadınlara ve insanlara nasıl davranmam gerektiğini öğreniyordum. Bana kitap, müzik ve film tavsiyelerinde bulunuyordu. Adeta bir odunu işler gibi işliyordu Can abi. Sayesinde kısa sürede çok yol almıştım. Bana gitar çalmasını, satranç oynamasını öğretmişti. Birlikte sanatsal aktiviteler takip ediyorduk. Tiyatro, sergi, kısa film hemen her sanat dalını takip etmekteydik. Tabi bu kadar güzel şeylerin yanında kötü alışkanlıklarda edindim sayesinde. Alkol zaten kullanıyordum ama adeta alkolik olmuştum. Can abi yüzünden sigara ve daha zararlı şeylerede bulaştım. Can abi İstanbul’dan ayrılana kadar görüşmeye devam ettik. Önce askere gitti askerlikten sonra İzmir’e yerleşmişti. Son görüşmemizde bana “artık yalnızsın ama artık çok güçlüsün bunu unutma” demişti.

Bu sırada okulu fazla boşlamıştım derslerim berbattı hem derslerimi iyileştirmek hem de öğrendiğim taktikleri test edebilmek için ilk hamlemi yaptım ve sınıfın inek diye tabir edilen kızlarından birine yakınlaşmaya başladım. Özden adında kumral, gözlüklü, minyon bir tipti. İri göğüsleri ve kalçaları vardı. Onu tavlamam zor olmamıştı. Özden sayesinde derslerim gerçekten düzelmişti. Bana ders notlarını veriyor, sınavlar öncesi bana resmen özel ders veriyordu. Özden ile öpüşüyor, sevişiyorduk ama bakire olduğu için sex yapmamıştık. Bir keresinde evdeydik içki içip, film izlerken öpüşmeye başladık. Elimi göğüslerine atıp okşamaya başladım. Sonra yavaş yavaş soymaya başladım. Özden kendinden geçmişti iri göğüslerini yalamaya ve uçlarını dillemeye başlamıştım. Özden’de eliyle aletimi sıvazlıyordu. Aletim dimdik olmuştu. Sıra Özden’in vajinasındaydı elimle okşamaya başladım ki Özden kalkıp “lütfen yapmayalım” dedi. Ben ısrar ediyordum ama Özden istemiyordu. Özden’e anal sex teklif ettim onuda istemedi son olarak sakso çekmesini istedim zorda olsa ikna ettim ve aletimi ağzına verdim. Önce dondurma yalar gibi yalamaya başladı ardından aletimin tamamını ağzına alıp emmeye başladı. Çok iyi sayılmazdı ama ilk sakso tecrübemiz harika gidiyordu. Çok geçmedem ağzına boşaldım. Midesi bulandı ama hoşuna gitmişti. Sık sık sakso çekmeye başladı ama sakso bana yetmiyordu. Daha farklı şeyler arıyordum doğal olarak.

O farklı şeylerden biri Özden’in yurttan oda arkadaşı Meltem sayesinde gerçekleşecekti. Meltem’in bana olan ilgisini farketmem zor olmamıştı. Okulda sürekli bizimle takılıyordu. Meltem ile muhabbetimizde süperdi. Hatta Özden’den bile iyi diyebilirdim. Özden durumu anlamıştı Meltem’i benden uzak tutmaya çalışıyordu ama olmadı. Özden haftasonu tatili için memleketine gitmişti. Meltem adeta bu anı bekliyormuş gibi bana mesajlar atmaya başladı; “yurtta çok canım sıkılıyor sen napıyorsun?” diye yazmıştı. Kısa bir yazışmadan sonra akşam için buluşmaya karar verdik. Bu sırada Özden’de bana sürekli mesaj atıyordu bende geçiştiren mesajlarla cevap veriyordum. Meltem ile akşam buluşup bir bara gitmiştik. İçip eğleniyorduk Meltem “yurda son giriş saatini kaçırmayayım” dedi. Ben “kaçır boşver bende kalırsın” dedim. Meltem gülerek “Özden kızmasın” dedi. Gayet cool bir şekilde “birer bira daha içer miyiz?” dedim. Gece eve geldik, evde de içmeye devam ediyorduk. Derken Meltem ile dudaklarımız buluştu uzun uzun öpüşüp yiyiştik. Yatakodasına geçip soyunmaya başladık. Meltem’de Özden gibi bakireydi ama sex konusunda istekli bir tipti. Vajinasını yalamaya başladım süper bir duyguydu. Meltem zevkten inliyordu. Bakireliğini bozmak istemediğim için anal sex teklif ettim. Kabul etmesi zor olmadı. Can abi’den aldığım taktiklerle içeriden bir krem getirip deliğini iyice kremledim ardından Meltem’i domaltıp arkasına geçtim. Yavaşça içine giriyordum Meltem çığlık atmaya başlamıştı. Aletimin tamamını soktuğumda Meltem adeta bayılmıştı. Gidip gelmeye başladım. Zevkten uçuyordum. Meltem’de inliyordu. Biraz daha gidip geldikten sonra boşalmıştım. Birlikte duşa girip temizlendik. Duş sonrası yine Meltem’in götünü siktim. Meltem ile ilk defa anal sex deneyimi yaşamıştım. Pazar günü evden çıkmayıp full seviştik. Özden’in mesajlarına cevap bile veremiyordum. Özden aramaya başlamıştı. Telefonumu sessize aldım ve Meltem ile zevkten uçmaya devam ettik.

Ertesi gün Özden ile okulda görüştük. Özden neyine güvendi anlamadım ama blöf yaparak ayrılmak istediğini söyledi. Bende tamam ayrılalım diyerek Özden’i terk ettim. İlerleyen günlerde Özden tekrar barışmak istesede oralı bile olmadım. Meltem ile fuckbuddy gibi takılıyorduk. Beni arayıp rahatsız etmiyordu. Sevişmek istediğim zamanlarda geliyor ve sakso çekip, götünü siktiriyordu. Meltem resmen kölem olmuştu. Ona evimi temizletiyor, ufak tefek işler bile yaptırıyordum. Gerçekten pislik bir adam olduğumu hissetmiştim o an ama insanlara böyle davranmam gerektiğini ve böyle pislik biri olursam ancak insanların gözünde değerli olacağımı Can abi’den öğrenmiştim.

Okulun ilk yılı böyle son bulmuştu. Memlekete gidip lisedeki eski arkadaşlarıma özellikle kızlara yeni pislik beni tanıştırmak için sabırsızlanıyordum. Artık ben, ben değildim…

Categories
Uncategorized

karımı siktirdim

karımı siktirdim
anlatacagım bu olay 14 agustos 2014 te antalya tekirovada bir otelde oldu… 15 yıllık evliyim eşimin fizigi halen ilk günkü gibi yolda yürürken erkekler tarafından süzülmesi hoşuma gidiyor tabiki bu zamanla bende eşimi bir başaksı nasıl siker diye merak oldu yatak fantezim artık karımı iki kişi sikerkendi karım bundan sexs sırasında hoşlanıyor ama boşalınca veya normal zamanda aklından bile gecirme diyordu.bu yıl erken rezarvosyondan antalya tekirovada bir otelde yer ayırttırdık niyetim otelde ki garsonlardan birine karımı siktirecektim bunu kafaya koydugum icin eczacı arkadaşımdan (bana iyi bir uyku ilacı vermesini eşimi otelde uyutup capkınlıga kacacagımı söyledim)sagolsun ayarladı ve verdi nihayet oteldeki 3.günümüz ve ben bardaki garsonu gözüme kestirmiştim akşam yemeginden sonra eşime barda takılmayı teklif ettim (fazla icmez)beni kırmadı kabul etti ben rakı eşim bira söyledi niyetim birasına ilacı atıp uykusu gelip erkenden odaya cıkmak sonrada garsunu bir bahane ile cagırmaktı karıma istersen makyajını tazele canım dedim ve lavobaya gitmesini saglagım anda ilacı biranın icine attım cok az köpürdü ama eşim anlamadı bile bu arada 30 yaşlarında birinin karımı kacamak bakışlarla süzdügünü farkettim karım daha bira bitmeden sanki başım agrıyor demeye başlamıştı bende 1 er kadeh icer kalkarız dedim ama karım resmen artık esnemeye başladı ben karıma bir bira söyleyip lavobaya gittim 5 dk sonra geri döndüğümde karımın yanında 2 tane garson ve onu kesen bey vardı karım başını zor tutuyordu ben sakin olun eşim alkole fazla dayanamaz odasına cıkartır yatırım dedigimde adını hakan oldugunu söyleyen bey isterseniz size asansöre kadar yardım edebilirim dediginde hemen teşşekür edip kabul ettim asansöre geldigimizde eşim artık kendinden gecmişti hakan beye odamıza kadar yardım ederse cok memnun olacagımı söyledim bu arada hakan bey resmen karımı belinden kavramıştı odamızın kapısına geldigimize ben kapıyı acarken karım tamamen hakan beyin ellerindeydi içeriye gecip hakan bey zahmet olacak ama yatagına uzatalım dedim ve bu arada kapıyı kapatmıştım neyse karım artık yataktaydı ve baygın bir şekilde uyuyordu hakan beye cok teşekkür ettim ama üzerini cıkartısam daha rahat uyur eşim deyip yardım istedim o anda adamın bakışlarını görmeliydiniz ben eşimin kot pantolonun düğmesini cözüp hakan beyden ayaklarından cekmesini istedim ve bu arada bilerek eşimin kilotunu sıyırdım hakan bey bakışlarını kacırmaya calıştı nihayet eşim artık kilot ve sütyenle kalmıştı her şey yolunda gidiyordu hakan bey eşime bakıyordu karım oldugunu fizigini nasıl buldugunu sordumtitrek bir sesle sadece süper yaaa dedi ve ben istersen dokunup okşayabilirsin dedigimde tamamen şaşırmıştıben 2 dakika içinde asıl niyetimin ne oldugunu acıkladım ve hakan bey rahalamıştı eşimi tamamen soyup direk amını yalamaya başlamıştı bende mini bardaki votkayı acıp birer kadeh doldurdum ve bir sigara yaktım ben izin vermeden asla sokma dedim sadece sev dedim hakan bey karımın her yerini yalıyordu karımsa hiç bir şeyden habersiz uyuyordu sigaram bitince yanlarına gittim ve hakan beyin sikini elime alıp okşadım bir 5 dk kadar oral yaptım ve artık karımı sikebilirsin dedim aradan 2 saat gecmişti hakan bey 3. postaya sikini kaldırmış bense karımın götünü kremliyordum zaten alışık olan karım zorlanmadan aldı saat 4 olmuştu hakan beye teşekkür edip odadan ugurladım inanılmaz bir geceydi sabah 11 gibi eşim kendine gelmişti ne oldu akşam yaa dediginde bende sarhoş oldun aşkım bende seni odaya cıkardım sabah kadar siktim dedigimde bana koluma sert bir cimdik atarak insan ne yapar eder uyandırır dedi bilseki onu kimin siktigini ….. bunu tekrar yapacagım ama nasıl ve ne zaman bilmiyorum…[

Categories
Uncategorized

ensete uzanış 3

ensete uzanış 3
tekrar merhaba arkadaşlar serinin 3 hikayesiyle devam ediyoruz daha önce dediğim gibi kk kız kar de ş bende bendir zaten ve yaşanmış gerçeklerden ibaret olan halada devam eden olaylar silsilesidir yazıda kopuklar olabilir çünkü zor hatırlıyorum olayların oluş sırasını

size bu sefer kk nın bana hatırlattığı abiiii hani annem bizi basıyodu ya onu yazsana dediği anımızı anlatmaya çalışıcam zaten o olaydan sonra bizimkilerin 3 artı 1 odaya geçip bize birer tane oda vermesi bir oldu.

tekrar o güne dönüyorum bizim evde ranzada yattımızı biliyosunuz dostlar ranzanın tam karşısında bir çekyat var kk ile yan yana geçip o çekyatın üstünde yere dizlerimizin üstüne çöküp orda ders çalışırdık esk**en o gün annemin bizi hiç rahat bırakmamasından dolayı hatta babannemin gelişi odada onunda yatmasıyla 1 haftadır kk mın o güzel amcığına muhtaç kalmış arada derede tualete arkasından gidip götünü avuçladığım ne bileyim mutfakta orda burda her gördüğüm tuttuğum yerde bi elimi eşofmandan içeri sokup amcığına dokunmaya çalıştığım salak bir haftayı geride bırakmıştık o günde ders çalışırken kk yı domalmış vaziyette görünce zaten ders falan hakgetire o bişeyler yazmaya çalışırken elim kk mın o güzel götünü avuçlayıp duruyordum hatta arkadaşlar o gün akşam vaktiydi babamda evde annemle mutfaktayanlış hatırlamıyorsam balık kızartıyorlardı aradabi sürekli onları kontrol edip kk nın amcığını avuçlamaya götünü sıkmaya arada arkasına geçip fortçuluk yapmaya devam ediyordum bi süre sonra kk ya bin rica minnet hiç unutmam koltuğa dayanıp kk lütfen şu sikimi bi tut çok fena oldum bide baksana sanki dahada büyüdü sikim diye zorlama yapıyordum oda abii annemler var valla yakalancaz derken bir iki el darbesi atıp dibinden tutup tabieşofman üstünden beni arada yokluyordu tam sırtımı koltuğa dayayıp hadi kk bi kere tut bida istemicem dedim kk elini uzatmasıyla parmağının ucunu sikimde hissetmemle kapıya bakmam arasında saniye bile yok annemle kapı aralığından göz göze gelmem bir oldu ben anında ters bi hareketle kendimi yere atmam bir oldu bi süre öyle kaldım kendime gelip ayağa kalktığımda hemen kapıya gidip aradan mutfağa baktım annem babama hareretli birşekilde bir şeyler anlatıyordu bilmem ne anlatıyordu ama bence gördüğü şeyleri babama anlatıyordu bu olaydan sonra ne annemin nede babamın bize karşı davranışlarında bir değişiklik olmadı sonra bir süre ben bunun hayal olduğunu annemi acaba kapıda görmedmmi diye kendime telkin etmeye falan çalıştım ama bariz şekilde yakalanmışık allahtan bizi çırıl çıplakbirbiirimize masttürbasyon yaparken yakalamadı ama ben uzun bi süre konuşma bekledim ama o konuşma asla gelmedi o günden sonra arkadaşlar kılı kırk yararcasına dikkatli davrandık ki demiştim bir süre sonra ev değiştirdik kk ile benim odam ayrılmış oldu böylelikle ilginçtir kk bu durumdan benim kadar etkilenmedi hiç takmadı kafaya bile diyebilirim ama o günün heycanıyla bugün bile konuşunca tüylerimiz önce diken diken olur sonra kk ilebüyük bir kahkaha atıp birbirimize o günün taklidini yapıp olası sevişmemizin önünü açarız neyse arkadaşlar o günden sonra dediğim gibi çok dikkatli olmaya çalıştık hatta annem evdeyken birbirimize yaklaşmadık diyebilirim taki o mükemmel güne kadar arkadaşlar apartmanımızda annemin teyzesi oturuyor arkadaşlar yaşlıca bir kadın ama bunlar senenin yarısını istanbulda geçirirler onlar giderken anahtarı anneme verirler çiçekleri sulamak nebileyim bişeye ihtiyaç olur abartısız 6 7 ay istanbulda dururlar bi gün annem teyzenin anahtarı bana verdi oğlum teyzzenin çiçekleri sulamaya gidermisin canıma minnet dedim dergimi yanıma alırım bi asılır gelirim falan düşünürken o haince plan aklıma geldi bir an kk ile yeni sex yuvamız orası olabilirdi annemin her gün sulamasında sonra oraya kk ile gidip gönlümüzce sevişir biribirimiz titretirdik o gün çiçekleri sulayıp anneme anahtarı verdim ve annemin anahtarın yeri için harekete geçmesini bekledim tahmin ettiğim gibi annem anahtarı alır almaz cebine attı geceye kadarda çıkarmadı en sonunda annem anahtarı odaalarında makyaj malzemelerinin arkasındaki boşluğa anahtarı koyduğunu gördüm ertesi gün anahtarı alıp kendime bir yedek yaptırıp her defasında alma riskinden kurtulmayı düşündüm ertesii gün okuldan gelince anneme çiçeklerin sulanması gerekip gerekmediğini sordum annemde suladım ben dedi sıra artık benimdi annemden dışarı çıkmak için izin isteyip anaharı alıp soluğu anaharcıda aldım yedeğini alıp hemen eve döndüm ama arkadaşlar kalbim küt küt atıyordu altıma sıçabilirdim hatta mideme kramplar giriyodu heycandan neyse anahtarı yerine bırakıp kendi yedeğimide cebe attım ertesi gün kk ya durumu anlatıp ona gün içinde dışarı çıkmak izin annemden izin isteyip teyzenin evine gideceğimizi söyledim ertesi gün okulda o kadar sıkıldımki eve gitmek iiçin saatleri dakikaları sayar oldum eve gelip kk ile anneme gidip bizdışarı çıkıcaz dedim annem pek hoşlanmazdı dışarı çıkmamızdan arkamızan bakardı nereye gidiyoruz nerde oynuyoruz diye kk ile tahmin, ettiğimiz gibi dışarı çıkınca annemi pencerede görmemiz bir oldu annemin camdan içeri girmesini bekleyip tekrar eve döndük asansör kullanmadan güveercin adımlarla kapıyı açıp sessizce kapatıp içerden anahtarı üstünde bıraktım annem gelecek olursa diye gerçi annem çiçekleri sulamıştı ama benimde kk mın amcığını sulamam gerekiyordu neyse içeri girip önce bir güzel evi karıştırdık 🙂 sonra arkadaşlar kkmın üstündeki her parçayı tek tek çıkartmaya başladım en sonunda ise o güzel bembeyaz külotuyla kaldığında yere eğilip aşşağı doğru çektim külodunu yavaş yavaş indirdim santim santim çekip aldım altından külodu ayakta dururken kk yavaşça dudaklarımı yaklaştırdım kk mın güzel amcığına ve ufak dil darbeleriyle kk mın o çizgi gibi pembe amcığını köpek gibi yalamaya başladım ellerimi o güzel götünü avuçlayıp kendime çektim dakikalca kk ayakta dengesi bozulana kadar bacakları titreyene kadar yaladım kk mın pembe amcığını abiiii ayaklarım titriyo yatmam lazım diyince yere halının üstüne yatırdım kk yı tekrar bacak arasına girip kk mın amcığıntadını ala ala yavaş yavaş dil darbeleriylee yaladım artık sonuna doğru kk götünü kaldırıp abii titremem geliyo dedi götünü avuçlayıp dudaklarımı iyice yapıştırdım pembeamcığına kk titreye titreye boşaldı inanın dostlar anlatırken bile sikim yine demir oldu sonra bende üzerimi hızlıca çıkartıp kk mın amcığından akan suları ve benim salyalarımla iyice kayganlaşan amcığına fırça çekmeye başladım dizlerim kıpkırmızı oldu sonra kk ya kucağıma alıp amcığını tamsikimin üzerine koyup yavaş yavaş sürtünmesini söyledim o güzel götünü avuçlayıp ona destekte vererek sikimin üstünde amcığının dudakları arasında sikimi zewk deryasına soktum o kadar doldumki arkadaşlar bi süre sonra dayanamadım zaten o tahrik edici pozisyona kk titremem geliyor diyince kk üzerime kapaklanıp sikimin üstünde ileri geri yaparak beni boşalttı hiç unutamadığım o günden sonra sayısız defa teyzenin evine girip birbirimizi boşaltık ama hiç içine girmedim kızlığına hiç dokunmadım yıllar sonra evlenince bende zewkle siktim kk mın güzel amcığını gerçi o anıyı anlatmama daha var arkadaşlar zaman ayırıp okuduğunuz için teşekkürler sevgiler iyi 31 le

Categories
Uncategorized

Ev Arkadaşımın Türbanlı Annesi! (2) ALINTI

Ev Arkadaşımın Türbanlı Annesi! (2) ALINTI

“Gel hele şöyle, çok özledim seni!” dedi gelen adam. Meryem hanımın buna cevabı, “Dur be, yavaş ol, ayılaşma!” oldu. “Boynuzlu gavat kocan ne zaman gelecek?” diye sordu bu kez adam. Meryem Hanım, “Ne bileyim, en az bir ay yok, Adana’ya gitti!” deyince, “O yoksa biz varız gülüm!” dedi kahkaha atarak, peşinden de, “İyi oldu bu işi alması, çok sıkıldım be devamlı Sivas’a gidip gelmekten, rahat ederiz. Cemil’in burayı tutması da iyi oldu ha, yoksa bir de ev ayarlamakla uğraşırdık. Gerçi ev dökülüyor ama idare eder gene de!” deyince, Meryem Hanım, “Sen buraya eve bakmaya mı geldin, yoksa bana mı?” dedi.

Meryem Hanım kocasını aldatıyordu. İnanamıyordum. Tesettürlü, dini bütün bir kadındı, ama kocasını başka biriyle aldatıyor, boynuzluyordu. Ve üstelik bunu uzun zamandır yaptığı anlaşılıyordu. Adam Sivas’a gidip geldiğini söylemişti çünkü. İstanbul’dan Sivas’a gidiyor, Meryem Hanım’ı sikip geri dönüyordu. Ve şimdi Meryem Hanım onun ayağına İstanbul’a gelmişti. İçimden bir ses bu adamın Cemil’i ve Hamit Bey’i tanıdığını söylüyordu, belki de akrabalardı.

Salondan geliyordu sesleri ve ben de odamda durmuş onları dinlemeye devam ediyordum. Bir süre sessizlik oldu, ardından, “Dur be yavaş ol!” diyen Meryem Hanım’ın sesi böldü sessizliği. “Çok özledim seni, geçen geldiğinde yapamadık zaten!” dedi adam. Meryem Hanım, “Nasıl yapacaksın, herif yanımdaydı, manyak mısın!” dedi tepkili bir sesle. Adamın buna cevabı ise, “Ben de onu diyorum ya zaten, gavat boş bırakmadı seni!” oldu.

Konuşmalarını dinlerken bir taraftan da kalp atışlarım artmaya ve yarağım sertleşmeye başladı. Her ihtimale karşın cep telefonumu sessize aldım, bir anda çalıp işi bok edebilirdi. Bu kısa sessizliklerin ve konuşmaların ardından bir sikişmenin yaşanacağını biliyordum ve bunu bilmek beni müthiş heyecanlandırıyordu.

Az sonra Meryem Hanımın, “Oğlanın yatağı var ama küçük, tek kişilik. Bu çekyatı açalım!” demesini duydum. Adam, “Olur, bu daha geniş. Yahu bu Cemil çok akıllı çocukmuş. Baksana evin penceresi bile yok. Tam bize göre olmuş burası vallahi. Bana bak, binada kimse yok değil mi, bizi gören eden olmasın sonra, senin oğlanın kulağına bir şey gitmesin?” dediğinde, Meryem Hanım, “Yok be korkma. Binada kimse kimseyi tanımıyor. Ne Cemil’i tanıyorlar, ne de Cemil onları tanıyor. Bu üst katta da zaten kimse oturmuyormuş. Senin hangi daireye geldiğini kim nerden bilecek?” dedi.

Meryem Hanım işi garantiye almıştı. Daha doğrusu aldığını sanıyordu, ama beni unutmuştu. Evin içinde, odamda olduğumu bilmeden aşığıyla sikişecekti. Kalbim göğsümü delecek gibi atıyordu artık. O gece kocasıyla sikişirken dinlemiştim, şimdiyse aşığıyla sikişirken dinleyecektim Meryem hanımı.

Derken eski çekyatın gacır gucur sesler çıkartarak açılma sesi geldi. Evet, başlıyorlardı. Çıldıracak gibiydim. Adam Cemil’e teşekkür ediyordu bu evi tuttuğu için. Bu sayede rahat rahat onun annesini sikebilecekti. Doğrusu bir teşekkür de ben borçluydum Cemil’e. Onun sayesinde böylesi olaylara şahit oluyordum.

Adamın, “Soyunsana, ne bekliyorsun?” dediğini duydum. Bir süre sessizlik oldu, sadece çekyatın gıcırtıları geliyordu kulağıma. O sessizlikte soyunduklarını anladım. Az sonra, “Tıraş mı oldun?” dedi adam. Meryem Hanım, “Evet, güzel olmuş mu?” dedi karşılık olarak. “Güzel ne kelime, bir içim su olmuşsun!” dedi adam neşeli bir sesle.

Kısa bir süre sonra, “Yavaş ol be, biraz kibar ol, bu ne böyle?” dedi Meryem Hanım. Adamsa, “Ulan özledim diyorum be özledim, gel şöyle!” dedi sert bir tonda. Konuşmalarını rahatça duyabilsem de bir şey göremiyor olmak canımı sıkıyordu.

Az sonra, “Ağğğhh, yavaşşş!” diyen küçük bir çığlık geldi Meryem hanımdan. Adam oldukça sertti anlaşılan. Meryem hanıma haşin davranıyordu. Acaba sikmeye başlamış mıydı, yoksa henüz ön sevişme faslında mıydılar, bunu bilmiyordum ama Meryem hanımın geçen gece hiç ses çıkartmadan kocasına kendini siktirmesi gibi bir durumun olmayacağını tahmin ediyordum.

Bir süre sonra konuşmalar yerini fısıltılara bıraktı, net duyamıyordum. Ancak çekyattan gelen gıcırtılar çoğalmaya başlamıştı. Eski çekyat bana sikişmeye başladıklarını söylüyordu sanki. Meryem hanımdan, “Ağğhh, yavaşş, ayyy, ağhhh!” sesleri gelmeye başlarken, adamın yarağını köklediğini düşünüyordum.

Çekyatın gıcırtı sesleri saniyeler içinde artmaya başlarken şiddetli ve tok ‘Şlap, şlap, şlap!’ sesleri gıcırtıları geride bıraktı. Adam pompalıyordu Meryem hanıma ve Meryem hanımın buna cevabı, “Oğhhh, sik, sik, ağhhh!” şeklinde oluyordu. Yarağım kazık gibiydi artık. Adam içerde çatır çatır sikiyordu Meryem hanımı ve ben yarağımı okşayıp dinliyordum.

Tahmin ettiğim gibi Meryem Hanım sessizce durmak yerine inleyerek, ohlayarak, ahlayarak aldığı zevki açığa çıkartıyordu. Adamsa ayı gibi böğürmeye başlamıştı artık. Gıcırtılara ikisinden yükselen iniltiler karışıyordu ve evimin salonu porno film gösterilen bir sinema salonuna dönüşmüştü.

‘Şlap, şlap, şlap!’ sesleri hiç kesilmeden devam ediyordu. Adam büyük bir güçle pompalıyor, ikisinin kasıkları bu şiddetli ses patlamalarını yaratıyordu. Adamın iniltileri Meryem hanımınkileri bastırmaya başlamıştı artık. Çekyat üstündeki sikişmeye dayanmaya çalışıyor, ama sanki canı yanan bir insan nasıl inlerse o da aynı şekilde inliyordu. Yarağımdan zevk sıvıları gelmeye başlamış, elim ıslanmıştı.

Adamın iniltileri ve çekyatın eskimiş yaylarının gıcırtıları artık son raddeye gelmişti. Adam Meryem hanımı hayvan gibi sikiyordu resmen. Meryem hanımsa bu durumdan çok memnundu ki, “Oğhhh, ağhhh, sik, sik, ağhhh, ayyy!” seslerini evde kimsenin olmadığını düşünerek rahatça çıkartıyordu. Oysa ben evdeydim ve kulaklarım duyduklarına inanamıyordu.

Sonunda adamın resmen kurbanlık bir dana gibi böğüre böğüre boşaldığını anladım. Uzun ve hırıltılı inlemeleri giderek azalmaya başlarken, çekyatın gıcırtıları da aynı şekilde azalmıştı. Meryem hanımın zevk ve acı ile karışık inlemeleri de kısılmıştı.

Bir iki dakika kadar sonra adamın, “Oğhhh, yoruldum be!” dediğini duydum. Meryem Hanım, “Öküz gibisin, belimi kırdın!” dedi karşılık olarak. Adam, “Amma tantana yaptın sen de be!” dedi sinirlenmiş gibi. Gerçekten de adam Meryem hanımı öküz gibi sikmişti.

Saat 12:00 olmak üzereydi. Ayakta boşalacaktım nerdeyse. İçerdeki konuşmalar kesilmiş, yerini derin bir sessizliğe bırakmıştı. Birkaç dakika sonra adamın, “Tuvalet nerde?” dediğini duydum. “Şu arkada, solda!” dedi Meryem hanım. Adam tuvalete gitmek için benim kapımın önünden geçecekti. Kapımın önünden geçerken anahtar deliğinden baktım.

Görebildiğim adamın halen sertliğini koruyan oldukça iri yarağı oldu sadece. Yarağına kırmızı bir kondom takmıştı. Kondomun içi dölleri ile dolmuş, üzeri ise Meryem hanımın amının sıvıları ile kaplanmış, koridorun ışığı altında parlıyordu. Bu koca yarağıyla hayvan gibi sikmişti Meryem hanımı.

Adam çişini yaptıktan sonra salona geri döndü. Meryem hanımın, “Serhat, aç mısın, yemek hazırlayayım mı?” diye sorduğu soruya, adam, “İyi olur, çok yordun beni!” dedi yanıt olarak. Demek adı Serhat idi. Meryem Hanım adama adıyla anca kendisini siktikten sonra seslenmişti ve ben de adını yeni öğrenmiştim.

Meryem hanımın mutfağa geçip yemek ısıttığını duyuyordum. Dün geldiğinde mutfağa girip bir tencere kuru fasulye pişirmiş, ben de iki tabak yemiştim. Şimdi o yemekten aşığına da veriyordu, yani Serhat’a.

Serhat da aynı benim gibi kuru fasulyeyi çok sevmişti, “Ellerine sağlık, çok güzel olmuş. Benim karı böyle yapamıyor!” deyince, Meryem hanım, “Senin karı neyi doğru düzgün yapıyor ki Allah aşkına!” dedi. Bu konuşmalar gösteriyordu ki tahminim doğru çıkmıştı. Bunlar birbirlerini tanıyordu, muhtemelen de akrabaydılar.

Az sonra kapımın önünden biri geçti hızlıca. Meryem hanımdı bu. Tuvalete girmiş, çişini yapıyordu. Kapıyı kapatmadığı için işemesinin sesini duyabiliyordum. Küçük ve mağara gibi bir evdi burası ve ben devamlı şikâyet ederdim bundan. O gün ilk defa evin bu halinden memnuniyet duymuştum. Meryem Hanım aşığıyla deliler gibi sikişmiş, ben de evin bu özelliği sayesinde olanı biteni dinlemiş ve dinlemeye devam ediyordum.

Sifon sesinin ardından hemen eğilip anahtar deliğinden baktım. Meryem hanımın bembeyaz, gün yüzü görmemiş kalçalarını görebildim sadece. Dolgun, etli kalçaları vardı. Yutkundum, bu güzelliğin tadına Serhat bakıyordu şu anda ve ben elim yarağımda öylece kapının arkasında duruyordum.

Birkaç dakika sonra, “Getireyim mi gene?” diye sordu Meryem hanım. Serhat, “Yok, ellerine sağlık, yeter bu kadar. Bırak şimdi yemeği de gel şöyle!” dedi. Bu konuşmanın ardından uzun bir sessizlik yaşandı, sadece çekyatın gıcırtılarını duyabiliyordum.

Sikişmenin ardından şimdi de sevişiyorlardı anlaşılan. Az önceki yüksek perdeden sesler çıkartarak yaptıkları sikişmeye inat şimdi olabildiğinde az ses çıkarıyorlardı. Meryem hanımdan, “Uffff, ayyyy, ığmmm!” sesleri geliyordu belli belirsiz. Serhat’ın onun vücudunu, memelerini öpüp emdiğini, yaladığını düşünüyordum bu seslerin sebebi olarak.

Birkaç dakika sonrasındaysa Serhat’ın, “Oğhh, çok güzel, devam et, oğhhh!” diye diye inleme sesleri geldi kulağıma. Meryem hanımdansa ses çıkmıyordu. Kalp atışlarım aynı şiddette devam ediyordu. Acaba Meryem Hanım sakso mu çekiyordu Serhat’a?

Kısa süre sonra, “Tamam, gel şöyle!” dedi Serhat. İlk postanın ardından ikinci kez sikecekti Meryem hanımı. Benim de yarağım yeniden sertleşmeye başlarken, Meryem hanımın, “Bu çekyat belimi acıtıyor, içerde oğlanın yatağında yapalım, küçük ama hiç değilse rahat!” demesini işittim.

“Nerden buldunuz bunu, çok eskimiş?” dedi Serhat. “Bizim oğlanın arkadaşınınmış, kim bilir kaç senelik!” dedi Meryem hanım. “Bana bak, nasıl biri bu arkadaşı?” diye sordu Serhat benim için. “Bakarsan böyle saf, temiz görünüyor, ama abazanın biri. Herif geçen geldiğimde bavulu karıştırıp külotlarımdan birini almış. Hem de senin o aldığın mavi külotumu. Yatağının altında buldum, orospu çocuğu attırmış bir de döllerini üstüne. Allahtan bizim herife fark ettirmedim, yoksa sıçardı ağzına!” dedi Meryem Hanım.

Serhat, “Cemil nerden bulmuş bu piçi? Bizim o taraflı biri olsaydı keşke. Bana bak, o herifin yanında giyimine, hareketlerine falan dikkat et!” deyince, Meryem Hanım, “Deli misin, ben oğlumun yanında bile başımı açmıyorum. Elin serserisinin yanında mı yapacağım, sen merak etme!” dedi. Bunun üzerine Serhat, “Bilmiyorum yani, ona göre. Sonra herif kalkıp hâllenir sana falan, gelir sikerim anasını onun!” dedi sert bir sesle.

Serhat’ın değil de Meryem hanımın benim hakkımda bu şekilde konuşmasına bozuldum. Benim için orospu çocuğu demesine ayrı sinir oldum. Bana orospu çocuğu diyor, ama kendisi kocasını boynuzluyordu, hem de akrabalarından biriyle. Ben sana yapacağımı bilirim dedim içimden, ama o anda sessiz kalıp yeni sikişmelerini dinleyecektim. Bu arada o külotu Meryem hanıma Serhat’ın aldığını öğrenmiştim. Demek Serhat Meryem hanımı sadece sikmiyor, aynı zamanda ona çamaşır bile alıyordu.

Az sonra salondan yan odaya geçtiler. Kulağımı duvara verdim. Sesler şimdi duvarın içinden gelse de salondaki konuşmalar gibi duyabiliyordum. Ancak sesler bana yetmez olmuştu, gözlerimle de olaya şahit olmak istiyordum. Kapının topuzunu çevirdim yavaşça, usulca açtım ve koridora çıktım. Cemil’in odası her ne kadar benimki ile yan yana olsa da, kapıları yakın değildi. Kapıların arasında en az 2 metre mesafe vardı.

Parmak uçlarıma basarak sessizce ilerledim. Odanın kapısını aralık bırakmışlardı. İçerden, “Oğğhhh!” diye bir inilti geldi o ara, Meryem hanımdı inleyen. Hemen ardından da hızlı ve sert sikiş sesleri başladı. Şiddetli ‘Şlap, şlap, şlap!’ sesleri geliyordu yine.

Kalbim deli gibi atıyordu, nefes alışverişimi mümkün mertebe en azda tutmaya çalışıyordum. Sikiş sesleri kalp atışlarımın sesine karışıyordu. Başımı hafifçe uzatıp kapının aralığından içeri baktım. Gördüğüm manzara acayipti.

Serhat uzun boylu, iri yarı bir adamdı, Meryem Hanım’ı ayakta domaltmış sikiyordu. Meryem Hanım ellerini oğlunun yatağına dayamış vaziyetteydi. Serhat’ın vücudu uzun ve sık kıllarla kaplıydı, insandan çok bir ayıya benziyordu. Kel kafası iri vücudunun üzerinde küçücük görünüyordu. Güçlü elleriyle Meryem Hanım’ın belinden tutmuştu.

Meryem hanımınsa dolgun vücudu güneş yüzü görmemiş süt gibi bembeyazdı. İri memeleri Serhat’ın yarak darbeleri ile sallanıp duruyor, götünün yanakları ve karnının, sırtının etleri löpürdüyordu. Uzun siyah saçları yüzünü kapattığından yüzünü göremiyordum. Saçları rüzgârda savrulur gibi dalgalanıyordu.

Meryem hanımın, “Oğhhh, ağhhh, ığhhh, sik, sik, oğhhh!” seslerine Serhat’ın homurtuları ve arada sırada söylediği, “Böyle iyi mi, kocan böyle sikiyor mu seni, iyi mi böyle benim orospum, ha, sen nesin, söyle bana, nesin sen, neyimsin benim?” sözleri karışıyordu.

Serhat’ın bu sorularına, “Orospunum!” diye yanıt veriyordu Meryem hanım. Evet, doğrusu da buydu, Meryem hanım gerçekten de bir orospuydu. Kocasını oğlunun odasında boynuzluyordu.

Serhat bir insan değil de güçlü bir boğa gibiydi. Yarak darbeleri ile Meryem Hanım öne doğru atılıyor, Serhat onu belinden güçlü ve kaba elleriyle kavramış tutuyordu. Bıraksa Meryem Hanım yatağın üzerine uçacaktı.

Serhat böğürtüler çıkartmaya başlamıştı yine. Götünün kaba ve kıllı etleri taş gibi katılaşmış, Meryem Hanım’ı gücünün en uç noktasına varıncaya kadar sert şekilde sikiyordu. Çıkardığı homurtular ve sesler beni bile korkuturken Meryem Hanım bundan büyük zevk alıyor, “Sik, sik, oğhh, sik!” deyip duruyordu.

Bu şekilde sert sikilmekten büyük keyif alıyordu. O gece kocasının sessiz sedasız sikmesine karşın, şimdi Serhat’ın gürültülü sikmesi arasında dağlar kadar fark vardı. Çok güçlü ses patlamaları yaşanıyordu odada.

Serhat kendini kaybetmişti artık. “Ağhhh, ağhhh, ağhhh!” sesleri çıkara çıkara adeta intikam alırcasına sikiyordu Meryem hanımı. Yarağıyla Meryem hanımı delmeye çalışıyordu sanki. Amından soktuğu yarağıyla vücudunu delip ağzından çıkartmaya uğraşıyordu. Meryem hanımsa bu durumdan rahatsız değildi.

Meryem Hanım’ın amını ve Serhat’ın yarağını göremesem de gördüklerim bana yetiyordu. Serhat’ın inleye inleye, homurdana homurdana boşalması uzun sürmedi. Boşalırken de aynı güçle pompalamaya devam etti Meryem hanımın amına.

Pompalamaları gittikçe azalırken iniltileri ve homurtuları uzun ve tiz seslere dönüşmüştü. Bu arada Meryem hanımdan da aynı şekilde zevk iniltileri geliyordu.

Bense yine parmak uçlarıma basarak gerisin geri odama girip kapıyı kapattım. İçerden konuşmalar geliyordu, ama kalp atışlarımın sesi bu konuşmaları duymama engel oluyordu. Yan odanın kapısı açıldı az sonra, hemen eğilip anahtar deliğine baktım.

Kapının önünden geçen Serhat idi. Yarağı kazık gibi havaya dikilmişti yine. Az önceki gibi kırmızı bir kondom takılıydı yarağında. Bir saat içinde iki defa sikmişti Meryem hanımı. Onun peşinden Meryem Hanım da geçti tuvalete. Bembeyaz kalçaları terden ıslanmış, ışığın altında parıldıyordu.

“Sen yıkan, ben sonra yıkanırım!” dediğini duydum. Az sonra tüplü şofbenin çalıştığını ve Serhat’ın yıkandığını anladım. “Ne zaman gelirsin?” diye sordu Meryem hanım. “Bilmiyorum, bakarım!” dedi Serhat yanıt olarak. “Tamam, ama arayı çok uzatma. Bu fırsat başka geçmez elimize!” dedi Meryem hanım. Kocası iş, ekmek peşinde koşarken, kendisi yarak peşinde koşuyordu, hem de oğlunun evinde.

15-20 dakika kadar sonra Serhat gitti. Onun ardından Meryem Hanım tuvalete girip yıkanmaya başladı. Kapıyı kapatmıştı. Yarağımın sertliği geçmişti. Hemen montumu aldım ve olabildiğince sessiz halde çıktım odadan. Cemil’in odasına baktım. Yatağın üzerinde Meryem hanımın ellerini dayadığı yerler çukur yapmıştı. Salonda ise çekyat halen açıktı. Meryem hanımın çıkardığı giysileri ve çamaşırları yerdeydi. Çekyatın örtüsü dağınık bir haldeydi.

Yavaşça kapıyı açıp dışarı çıktım. İnanılmaz bir olaya şahit olmuştum. Sokaklarda, caddelerde dolaştım uzun uzun. Etrafımdaki onca kalabalığa, insan seline karşılık benim aklım Meryem hanımdaydı. Onu düşünmeden edemiyordum, bu mümkün değildi. Düşündükçe de yarağım sertleşiyordu yürüdüğüm halde.

Akşama doğru eve döndüm. Meryem Hanım ve Cemil salonda oturmuş televizyon izleyip baklava yiyorlardı. Meryem Hanım beni görünce yine gözlerini kaçırırken bugün neler yaptığını gayet iyi bildiğimden habersizdi. Çekyatın yanında yerde gördüğüm giysileri vardı üzerinde. Desenli uzun eteği ile bol ve uzun kollu çiçekli gömleğini giymiş başını omuzlarını da örten bir türbanla bağlamıştı.

Cemil, “Abi gelsene, baklava ye!” dedi. Ardından da kalkıp mutfağa geçti ve az sonra elinde bir tabak baklava ile döndü. O kısa aralıkta Meryem Hanım elindeki tabağa dikmişti gözlerini. Bana bakmıyordu hiç. “Bugün annemin amcasının oğlu gelmiş ziyarete, o getirmiş!” dedi Cemil tabağı uzatırken.

Demek Serhat Meryem hanımın amcasının oğluydu. Akraba olduklarını anlamıştım, ama bu kadar yakın olduklarını tahmin etmemiştim. Serhat Meryem hanımı çatır çatır sikmiş, bense izlemiş, dinlemiştim.

Şimdiyse getirdiği baklavayı yiyordum…

Categories
Uncategorized

bayram günü

bayram günü
merhaba benim adim deniz istanbulda yasıyorum cdyim annem bayram günü evde olmıycaktı yani bir hafta beni bir heycan sarmıstı onun güzel iç çamasırlari ve esyalari bana kalmştı geceden kedimi hep hazırlamaya basladım artık hayal kurmaya baslamıstım annem içerde hazırlık yapıyordu kapıdan dogru kafamı uzattım annem gömlek giyiyordu altına sütyen takmamıstı yeni aldıhı kilodunu giydi siyag parlak bi corap giydi üzerine kumas siyag pantolonunu giydi bir ssat sonra otobüsü kalkıyodu servis kapıya geldi ve annemi assa indirdim aklıma hemen üst tarafta acık olan bi maza geldi aklıma uhradım ve oraya gittim kendime bir kaç tane jartiyer aldım tayt aldım bi ara arkamda bi adam bana kulahıma tangan cook gzl dedi ne yapmalıydım sasırdım sadece gülümseyerek tesekkurler dedim parayı ödeyip cıktım neden se arkama bakma gereği duydum adama bakarak güldüm köseyi dondum kapıya geldim ve bekledim biraz sanki içeme dogmustu bi anda adam yanıma geldi mehersem bizim binaya tasınan yeni komsumuzmus 40 yasında boylu biriydi esmer di tanıstık ve gelmesini söyledim evde birilerinin olmadıhını söyledim gülerek bana önden siz dedi heycanlanmıstım ilk defa bi erkek alıyodum eve eve geldik mert bey birşeyler içermisin dedim cola getirdim içerden annemi sordu ne zaman gelcek diye bende bi hafta sonra dedim ohh ne güzel rahatsın yani bi hafta dedi yani diye biraz güldüm mert bey bana iç çamasır aldıhım yerin sahibiyim ben dedi telini cıkarıp kapatmalrini söyledibi anda dedimki orda topuklu ayakkabi vardi onuda alcaktim ama siz bana tanganız cook yakısmıs deyince almadan ciktim dedim ortahina yeri tarif etti ayakkabiyi getirmesini söyledi gelene kadar evi dolaşalım dedim ilk annemin yatak odasına gittik dolabın kapahını actım annemin herseyi ordaydı direk karsımıza askıda olan tangalari geldi üzerine giydihi elbiseleri asmış diher tarafta ise transparan tarzı gömlekleri assada ise ceşit ceşit coraplari karsımızda mert bey bi anda bu tanga sana daha cook yakısır dedi giymemi istedi ben içeri gidiyorum dedi bende bi heycanla annemin agı acık olan tangasını gıydım üstüne jartiyerini taktim sutyen taktım üstüne tüllü bir gömlek giydim bi anda zil caldi üzerimdekileri unutttum kapıyı actim bi anda karsimda saşiran bi adam vardi beni öyle görünce eksihi tamamlamay geldi dedi ayakkabıyı bana uzatti artik saklıycak bişey yoktu ve giydim içeri davet ettim girer girmez ben yürümeye basladım ve arkamdan popoma tokat atti ahmet hoş geldi mert bey bi anda kendimi iki kişinin ortasinda buldum ikiside ii ellerimi yarraklarina götürdü fermalrini acıp ellerime verdiler ikiside tas gibi olmuştu kocaman di birinin kafasi cook geniş sapka gibiydi öbürünün ki düz geriye dpgru kalin ve damarliydi basımı tuttu mert bey azima vermeye basladi inanılmaz kocaman di kafasi agzıma nerdeyse kıramp gircekti küçük dilime kadar gelmişti annen de hepsiini aliyor dedi mert bey bi anda kizdim ne diyonuz siz diye korkma deniz artik alışti evime götürüyorum bütün gün ahmetle sikiyoruz dedi şimdi ise annemin yedihi yarraklari ben yicektim bi anda böyle konusurken ahmet yarrani kafasini sokmustu cıglıhı atmamam imkansizdi sanki hiç acimasi yoktu daha delihim genişlemden sertce vurmaya basladi mert beyde o an keşke senin iki delihin olsa simdi bende ona girerdim dedi bi anda ahmet arkamdan cıktı beni kucahına aldı zıplatmaya basladi mert ise telnini cıkarip yakin cekimden vidyomuzu cekiyodu sonra beni mert beye teslim etti oda domaltarak mantar gibi yarrani dibime kadar sokup sokup cıkarıyordu kucana alarak annemin yatak odasina götürdler aslinda cook mutluydum deli gibi sikiyolardi ikiside ayni anda azıma ve popomun içine bosaldılar bi anda heryerim döle karişti bir bilerine bakarak elleriyle cak yaptilar mert bey birini arıyordu numarayi gösterdi tel annemindi telefon acildi nbr aynur dedi gercekten konusmaya baslmıslardi anneme ne zaman geceni soruyor du o zaman gercekten inanmıtım birlkte olduklarina neyse ikiside gidiceni soylediler ve evden cıktılar ben bi hüzün bi mutluluk arasında kalmıştım internete gectim bu siteden bi arkadsla tanıstım ve bana cam actı bagcılarda oturduhunu soyledi bende actim üzerimdekiler gerckten tam bir kadin gibi görünüyordum gelebilirim istersen dedi gel demeye kalmadan numarami verdim on dakika içinde kapıdayim dedi zil caldihinda kalbim sanki fırlıycakti kapıyı acık bıraktım yatak odasında bekledim bekleyene kadar makyaj yapmıştim üzerimde şifon gömlek altimda jartiyer mini etekle odadaydim burak diye seslendim kapıyı kapat içeri gel dedim sanki o bana sürprz yapmıstı sen gel içerdeyim demişti içeri girdihimde